3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
48
Okunma
ECEL ÇIĞLIĞI
Dönüp duruyorum olduğum yerde,
Kayboldum kör duman, sisler içinde.
Gözlerinde aşkı bulduğum yerde,
Ağlıyorum, buruk hisler içinde.
Yokluğunla ruhun ışığı söndü.
Gönlüm, gözü dönmüş cellada döndü.
Bütün duyguları öldürüp gömdü,
Sadece sevdanı besler içinde.
Sensizlik damarda dolaşan şarap,
Deli divaneyim, ahvalim harap.
Bu sevda ruhumun düştüğü girdap,
Acıyla donatır süsler içinde.
Felek artık bize zulmetten caysa,
Biz ki hicranlara doymuştuk oysa.
Yaşıyorum eğer yaşamak buysa,
Bir viranda kirler, paslar içinde.
Kıymet görmek için ölmek mi gerek?
Bana zulmün nedir böyle bilerek?
Tek kusuru sevmek olan bu yürek,
En masum suçludur küsler içinde.
Kadere çatmışım bilip bilmeden,
Ölüm gömleğini giydim ölmeden.
Senden sonra daha bir gün gülmeden,
Kalan ömrüm geçer yaslar içinde.
Umutsuzluk yuva yaptı sinemde,
Kan gizlidir her gözyaşı tanemde.
Ayrılık bir hancı gönül hanemde,
Her gün ölüm sunar taslar içinde.
Aşk için etsen de ömrünü feda,
Gün gelir canan da hak eder veda.
Ergül’e hoş gelen en güzel seda,
Ecel çığlığıdır sesler içinde.
Ergül NALBANT - 01.08.2026 – TOKAT
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.