0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
29
Okunma

Hayatı sorgulayıp
boşuna zaman kaybetme.
Zira hayat seninle var olurken;
var olmak için yokluğa hasret olma.
Hayat yolunda
ayaklarının altında güller mi yaraşır?
Ey boşa geçen ömür!
Ne sen beni anladın,
ne de ben seni çözebildim.
Debelenip durdum.
Peki çöllerde bir kaktüs isem,
beni suya hasret bir çare mi sandın?
Ben gövdemde dikenlerimle var oldum,
ama yaralarıma merhem aramadım.
Ömür dediğin, son nefesi verip
iki gözün kapanışıyla hükmünü yitirirken,
seni sonsuza dek nasıl yaşatabilirim?
Sonu olmayan hayata küskün bir gönül,
sonsuzluğa nasıl âşık olabilir?
"Bu ne biçim hayat?" dersen,
evvela geçmişin tozlu sayfalarına bir göz gezdir.
Bak!
Kimi ömrünü bir vefasızın gölgesinde tüketir;
kimi ise hayatın açtığı yaralarından kanatlanıp,
hayata inat sımsıkı tutunur.
İsyanın varsa içinde sakla,
suskunluğun varsa başına taç eyle.
Çünkü susmak bazen bir duadır,
her yara ise kaderin nişanı,
Yaradan’ın armağanıdır.
Onun için ne sen hayatı sorgula,
ne de hayat seni yargılasın.
Bir "sen" varsan,
bırak öyle kalsın.
Bırak da hayat seninle anlam bulsun.
Bırak da sen hayattan ders alıp
küllerinden yeniden doğasın.
Hayat kısa, dünya geçici.
Yaşantınla Yaradan imtihan edici.
Dinçer Dayı
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.