1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
42
Okunma

Halâ anlamadın mı, sevmiyor işte seni.
Gözlerinden dökülen yaş bile unut diyor.
Bir sünger çek geçmişe, gelmeden yolun sonu
Ayağına takılan taş bile unut diyor.
Bir çözüm arıyorsun, tüm yolları deneyip.
Darmadağın ruhunu, anılarla yamayıp.
Yüzüne bakıp bakıp, soğuyunca yemeyip.
Sofrandan kaldırdığın aş bile unut diyor.
Gece bütün saatler, birden durduklarında.
Gönül pencerendeki, camı kırdıklarında.
Bölük- pörçük uykular, izin verdiklerinde.
Tekrar tekrar gördüğün, düş bile unut diyor.
Hakikat bir ulaktır, yolundan hiç şaşmayan.
Sabrını zorlamayan, çizmeyi hiç aşmayan.
Olur da arar diye, elinden hiç düşmeyen.
Telefondaki her bir tuş bile unut diyor.
Günler,aylar, hasretle önüne dizilirken.
Sen her birine yanıp kavrulup üzülürken.
Baharlara en güzel övgüler düzülürken.
Adı karaya çıkmıs kış bile unut diyor.
Okyanus zannettiğin, o göl şimdi durulmuş.
Artık onun gönlünde, başka tahtlar kurulmuş.
Bir zalimin elinde kanatları kırılmış.
Uçmasını unutmuş kuş bile unut diyor.
(Onuncuköylü İsmail SIKICIKOĞLU)
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.