0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
19
Okunma
Gecenin ayazı, yağmur kucağı,
Ben ıslanmak derken, yaktı ocağı.
Bir şimşek aydınlatınca her dağı,
Yandığıma mı, gördüğüme mi yanayım?
Aşılmaz yollarım, çamurdur izi,
Serapla gelen su yormasın bizi.
Düşünme diyen ses sardı içimizi,
Ben ona ne sorayım, o ne sorsun?
Ne vuslat günüdür ne veda anı,
Sorgular geçmişi, yoklar bu canı.
Üstüne bir sünger çekip her yanı,
Akan gözyaşını sele karıştır.
"Geldik" diyen o ses duyuldu birden,
Nefesin yükseldi sanki bu yerden.
Cebir geldi işte, geçmez bu serden,
Sulu dereden hiç susuz döner mi?
Ne rüya bu halim ne tatlı hayal,
Mevla’m güldü bize, vermiş bir mecal.
Gözyaşı su oldu, akıp gitti al,
Dostu gördü gözler, Serap’a doydu.
Cebir, aradı da Cebir’i buldu,
Boş kalan gönül e bir huzur doldu.
Kurumuş ovalar suya kavuştu,
Gözyaşı sel oldu, ova da doydu.
Cebirin Defteri
29.07.2026 / Kütahya
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.