Evren aynı kalmak için değişir, biz ise farklı olmak için. john fowles
Nasıf acar
Nasıf acar

ANKARA GURBET

Yorum

ANKARA GURBET

( 4 kişi )

2

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

26

Okunma

ANKARA GURBET

ANKARA GURBET

Bir taşıt ilerliyor,
Ankara yolunda…
Gözlerim takılı peşine,
Gidiyor ardı sıra…
Gidiyor…
Benlik insanların yüreğine,
Uzak dağlar ardındaki sevdiklerim,
Takılmıyor artık,
Gözbebeklerimin karasına,
Her saat başında karanlığın,
Uykularım uçuşuyor aralıklı,
Her saat başında,
Sertçe vurulan çizmelerin,
Tok sesleri,
Bir çiğnemlik,
İz bırakıyor yüreğimde…
Her saat başında,
Ölüm bana,
Kim bilir kaç geceler,
Yakın durur bilemem…
Ölümle açan karanfil,
Ölümle çiğnenen her ışık,
Her saat başı,
Tiz bir tren çığlığı,
Uykuları bölüyor.
Bir bıçak darbesiyle,
Bir uçtan bir uca…
İkiye bölüyor,
Kızılımtrak,
Tomurcuklar nedendir?
Açıp sönüyor hemencecik,
Bende ki uçmaya hazır kuşların,
Kanatları tutuluyor…
Uçuramıyorum Ankara…..


ANKARA/Polatlı
Ekim 1986

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Ankara gurbet Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Ankara gurbet şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ANKARA GURBET şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ay
Ayla Kaya, @aylakaya
6.7.2026 08:46:35
5 puan verdi
Kaleminize yüreğinize sağlık
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
6.7.2026 07:55:22
5 puan verdi
Bu şiir, Ankara yolculuğu ve "gurbet" teması üzerinden çok derin, melankolik ve sinematik bir ruh halini yansıtıyor.

Kalemine sağlık.
​Şiirindeki imgeler o kadar güçlü ki, okurken insanın zihninde adeta siyah-beyaz, puslu bir film şeridi canlanıyor.

"Her saat başında" dizesinin bir nakarat gibi tekrarlanması, gurbette ya da bekleyişte olan insanın zamanın altında nasıl ezildiğini çok iyi hissettiriyor.

Sertçe vurulan çizmelerin tok sesleri" ve "tiz bir tren çığlığı" şiire çok güçlü bir işitsel boyut katmış. Tren çığlığının geceyi ve uykuyu "bir bıçak darbesiyle ikiye bölmesi" yalnızlık ve çaresizlik hissini zirveye taşıyor.

Şiirin sonunda Ankara'ya seslenirken, içindeki "uçmaya hazır kuşların kanatlarının tutulması", gitmekle kalmak, özlemle çaresizlik arasında sıkışıp kalmış bir ruh halini harika özetliyor.

"Uçuramıyorum Ankara..." dizesi çok güçlü ve hüzünlü bir kapanış.
​Karanlık, ölüm imgesi (karanfil ve sönen kızılımtrak tomurcuklar) ve asker/nöbet çağrışımı yapan o çizme sesleri, şiire hem bireysel bir yalnızlık hem de sanki bir dönem hikayesi havası katmış.
​ Bu şiirin arkasında yatan, seni bu dizelere götüren yüreğini KUTLARIM
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL