4
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
43
Okunma
Alanda sensin, veren de sensin;
Bize yol göründü, menzil de bana.
Gönül sarayımdan çekildi sesin,
Artık veda vakti geldi bu cana.
Verilen ömür bu kadarmış meğer;
Yaşanan her an, bin kora değer.
Kaderin önünde boynumuz eğer,
Ateşten gömleği giydim, gidiyorum.
Gülmeyi unuttum, sevda bir rüya;
Yüreğim bir mahşer, sığmaz dünyaya.
Sevmekten yorgunum, kaldım yaya;
Yalnızlık içinde "vuslat" diyorum.
Geldim, gidiyorum; yolum karanlık...
Dünya dedikleri sadece anlık.
Çok ah ettim lakin kalmadı canlılık,
Vazgeçtim kendimden, terk ediyorum.
Ağır geldi bana hayatın yükü,
Söylendi, bitmedi ömrün türküsü.
Kırıldı gönlümün altın köprüsü;
Enkazın altından el ediyorum.
Kurtuluş görüyor gözlerim ölümü,
Kaderim soldurdu taze gülümü.
Kandiller söndü, kestim dilimi;
Suskunluk dilinde dua ediyorum.
Ben hak etmedim bunca acıyı,
Sırtıma vurdular her bir sancıyı.
Kovdum yüreğimden sahte hancıyı,
Gerçek ev sahibiyle gidiyorum.
Vuslat yazılmış alnıma bir kez,
Söylenen sözleri etmezler merkez.
Hakkını helal etsin herkes;
Kendi gölgemle yola çıkıyorum.
İçimdeki keder, sönmeyen ateş;
Batmaya yüz tuttu doğan o güneş.
Bulunmaz dünyada ruhuma bir eş,
Hasretin koynunda eriyorum.
Menzil yaklaştı, bitti bu sefer;
Alnımda biriken son damla bu ter.
Rabbim ne eylerse güzeldir eğer...
İçimdeki kederle Sana geliyorum.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.