3
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
126
Okunma
Anlaşılan o’ki
Kıymet aynalarında silüetim silik
Bu sondur ey sevgili bu son
Çekip iç ülkeme gidiyorum…
yine lodos eğiriyor akşam sayfalarını
ben ve aklım
keşmekeş düşüncelerle
karanlık zindanlar ağırlıyorum
gözbebeğimi öpen tek şey
koskoca hüzün
birde yeşile örtü olmayan
ağlak bir güzün
matemle tutuşmuş
çölle sırdaş kum kuş kanatları
yoldaş bildiğim buruk sevinçlerde
sökülüp gitmiş dudak kenarımdan
ne ışıksız yıldızdır
ne bulutsuz gök
artık korku tünelleri süsü
bendeki zaman
yaşamak uğruna tutunduğum dal
solgun, son kullanma tarihi geçmiş
boyalarla süsleyip
yeniden yazmaya çalışıyorum
içimde kuytulanan
coğrafya asili takvimleri
ihtimallerini kibrit ateşiyle aydınlattığım
toprak kokulu parmaklarımla
yeni baştan çizmeye çalışıyorum
umudumu umutsuzluğunu içten içe
eritip yeşerttiği
kireç duvarlı kalp odacıklarımdan
merhametsiz zincirler
bir bir paslı kilitlerle dostça birleşip
açılmamacana örtülüyor
gün gören kapımın üstüne
yürek arşivim sevmek gibi damıtılıyor
bir duvardan yıl uzaklığındaki
öteki duvarıma
gözüm, öteki gözüme şahittir
bu can bu can içinde oldukça
gönül tezgahında
yegane varlığım
aşk-ı ahittir
_dîyâr
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.