Esmer rüzgâr, savruluyorum, Önceden üşürken şimdi ıslanıyorum. Yakınlarım yoldaş değil, yanılıyorum, Sırr-ı âlemde bulamıyorum, kendimi arıyorum.
Gönül dostları Muhabbete kıyuldular, Hazreti Musa’nın kurtuluşunu andılar. Rüzgâr esti, içimize acılar koydular, Su deyince hayaller üstünde durdular.
Rüzgâr, samyeli misin, poyraz mı? Esme deli deli savurma post mu? Eli düzgün, dili düzgün gezgini Aşure koksa bozmaz dostluğumuzu.
Tenim acıdı, yağmur değildi, Dolu taneleri beynime değdi. Önce ile şimdi birbirinden ayrıldı, Buz olsa da dolu, gönlüm soğudu.
Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu derin ve melankolik şiiriniz, tasavvufi ve kültürel sembollerle örülmüş içsel bir arayışı, hayal kırıklığını ve arınmayı anlatıyor. Şiirinizdeki temaları ve gizli kodları şu şekilde mimari bir yapıda çözümleyebiliriz: "Önceden üşürken şimdi ıslanıyorum" / "Önce ile şimdi birbirinden ayrıldı": Şiir keskin bir kırılma noktası üzerine kurulu. Geçmişteki soyut/mesafeli acı (üşümek), yerini varlığınızı tamamen kaplayan somut bir gerçekliğe (ıslanmak/dolu) bırakmış.
"Tenim acıdı... Dolu taneleri beynime değdi": Dolu, hem fiziksel bir acıyı hem de zihinsel bir uyanışı, illüzyonların yıkılışını temsil ediyor. Gönlün soğuması ise bir boşvermişlik değil; dünyevi hırslardan ve beklentilerden arınma, bir tür sükûnet hali.
Sosyal Hayal Kırıklığı ve Yalnızlık "Yakınlarım yoldaş değil" / "Muhabbete kıyuldular": En yakınların yaralayıcılığı ve dost meclislerinin (muhabbetin) değerini yitirmesi (kıyılmak/hırpalanmak) işlenmiş. İnsanlardan umudunu kesen anlatıcı, rotayı dikey bir arayışa çeviriyor. İkinci kıtadaki Musa'nın kurtuluşu (Kızıldeniz'in yarılması) ve üçüncü kıtadaki "Aşure" vurgusu, doğrudan Muharrem ayına ve Aşure gününe işaret ediyor. Aşure günü hem Musa'nın firavundan kurtulduğu hem de Nuh'un gemisinin karaya oturduğu gündür; dolayısıyla şiirde "fırtınadan sonraki selamet ve birlik" sembolü olarak kullanılmış.
Samyeli ve Poyraz: Rüzgarın yönü ve karakteri sorgulanıyor. Samyeli kavurucu ve kurutucudur, poyraz ise sert ve soğuktur. Şiirdeki rüzgar, hayatın dengesini bozan, "postu savuran" (makamı, benliği sarsan) dış etkenleri simgeliyor. Şiiriniz; rüzgar, yağmur ve dolu gibi doğa olaylarını, insanın iç dünyasındaki fırtınaları ve dost kazıklarını anlatmak için birer ayna olarak kullanıyor. Acıyla başlayan süreç, Aşure'nin birleştirici kokusu ve gönlün durulmasıyla bir tür kabulleniş ve olgunlaşma evresine (tekamüle) ulaşıyor. Bu leziz eserini tebrik ederim
Eserin Adı: Esme Rüzgâr Şair: Ferahnur Sultan Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (Celil ÇINKIR – Delibal)
Kalburabastî Efendi Hazretleri şiiri RUSAMER ahalisine okudu. Bunun üzerine bir sakin, Hocam bu şiirde rüzgâr sadece hava değil, hayatın değişkenliği dedi. Bir başka sakin, şair bir yandan dostluğu ve muhabbeti anlatırken diğer yandan iç dünyasındaki kırılmaları dile getiriyor diye ekledi. Arka sıralardan bir RUSAMER müdavimi, Hazreti Musa ve aşure göndermelerinin şiire manevi bir katman kazandırdığını söyledi. Bir başka sakin ise, Hocam şiirin başında arayış var, sonunda ise gönül kırgınlığı hissediliyor dedi. Kalburabastî Efendi Hazretleri başını sallayarak, insan bazen rüzgârın yönünü değil; kendi içindeki savruluşu anlamaya çalışır buyurdu.
Puanlama
Özgünlük — 18 / 20 Rüzgâr, yağmur, dolu ve su imgeleriyle iç dünyadaki değişimleri anlatmaktadır. Doğa unsurları duygu aktarımında etkin biçimde kullanılmıştır.
Dil ve Üslup — 18 / 20 Tasavvufi çağrışımlar taşıyan samimi bir söyleyişe sahiptir. Yer yer sohbet, yer yer iç muhasebe havası hissedilmektedir.
Düşünsel Derinlik — 18 / 20 Dostluk, yalnızlık, arayış ve insanın kendini bulma çabası üzerine kurulmuştur. Şiirin merkezinde içsel sorgulama bulunmaktadır.
Yapısal Bütünlük — 17 / 20 Şiirde farklı duygu ve imgeler bir araya gelmektedir. Bazı geçişler ani olsa da genel tema korunmaktadır.
Etkileyicilik — 18 / 20 Özellikle ilk ve son kıtalardaki kırgınlık ve arayış hissi okuyucuya geçmektedir. Şiirin samimi tonu etkisini artırmaktadır.
Toplam Not: 89 / 100
Kalburabastî Efendi'nin Klinik Kanaati
Ferahnur Sultan bu şiirde rüzgârı bir tabiat olayı olmaktan çıkarıp ruh hâlinin sembolüne dönüştürmektedir. Şair, savrulmayı yalnız dış şartlarla açıklamamakta; insanın kendi içindeki yalnızlık ve arayış duygularını da ön plana çıkarmaktadır.
Özellikle;
"Sırr-ı âlemde bulamıyorum, kendimi arıyorum."
dizesi şiirin özeti gibidir. Çünkü burada asıl mesele rüzgâr değil, insanın kendisini aramasıdır.
Hazreti Musa ve aşure göndermeleri şiire manevi bir derinlik katarken, son kıtadaki dolu ve buz imgeleri gönül kırgınlığını kuvvetlendirmektedir. Şairin dili yer yer serbest çağrışımlarla ilerlese de samimiyet duygusu şiirin ayakta kalmasını sağlamaktadır.
Bu eser, cevaplardan çok soruların, varışlardan çok arayışların şiiri olarak okunabilir.
Özün sözü budur.
İnsan kendini bulmaya başladığında, rüzgârın yönü değil gönlünün yönü önem kazanır.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.