11
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
188
Okunma

Bağımda eflatun çiçekler soldu
Hanımelî sustu da toprağa doldu
Bir kara sükût ki göğsüme kondu
Gündüzüm geceye döndü de gitti
⚘────────────⚘
Sardunya küskünmüş basılan ize
Begonya ağladı sitemli söze
Gelincik boynunu büktü de bize
Ruhumdan rengini söktü de gitti
⚘────────────⚘
Papatya kurudu kalmadı rengi
Bozuldu dünyanın zarif ahengi
Bulunmaz bu kirli zulmün dengi
Gözümden yaşları döktü de gitti
⚘────────────⚘
Arıya bal verdim akrepmiş meğer
Sevgiyle büyüttüm yıkılmış değer
Bir kara niyet ki ömrümü yer
Sînemin içine hançer ekti de gitti
⚘────────────⚘
Dost diye sarılan vurdu sırtımdan
Zemheri eksilmez indi bahtımdan
Bülbülüm sustu hep kendi yurdundan
Gülümü dalıyla kırdı de gitti
⚘────────────⚘
Gülhatun der ki: ah kalma dumanda
Her yara gizlidir kırık zamanda
Bir vefa ararken yalan zeminde
Gençliğim elimden uçtu de gitti
⚘────────────⚘
Kül oldu bağlarım sessiz rüzgârda
Bir sitem dolaşır yorgun efkârda
Ne varsa bıraktım artık bu karda
Ruhumu karanlık yıktı de gitti
Bağım talan olsa da, ruhumdaki o zarif çiçekler bir bir solsa da; bildiğim tek bir hakikat var: Naz, ancak zarafetiyle onu taşıyabilen kadının şanındır. Bir erkek ki nazlı, o kaleden geriye sadece yıkıntı kalır. Erkek dediğin, sığındığında gölgesiyle ferahlatacak, duruşuyla dağ gibi sarsılmaz olacak. Naz, kadının tenine ve ruhuna yaraşan bir süs iken; erkeğin üzerindeki o hantal, o yorucu ’naz’ hali ancak uzaklaşılması gereken bir gölgedir. Ben kendi bahçemi, nazlı akreplere değil, hakiki gücüyle durabilenlere sakladım. Şimdi o bahçede sadece benim sitemim ve benim asaletim baki.
Gülhatun ruhumdan şiirler 🥀 ✍️
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.