16
Yorum
56
Beğeni
5,0
Puan
381
Okunma

Ey benim yorgun ruhum,
Bilirsin, içimin vadileri derindir,
Sorarım kendime sessizce: Bu yük kimindir?
Gönül bir mabet gibi saklar da sevgiyi,
Göz, ilk ışıkta satar kutsal emaneti.
Ah benim her söze kanan, saf çocuk kalbim,
Sen saraylar kurarsın da kaderdir senin sahibin.
Lakin penceren haindir, bilmez misin?
Gözün düştüğü hileye sen can mı verirsin?
Gönül sever... Bir yemin gibi, gizli ve derin,
Kök salar toprağına o gizli cevherin.
Oysa göz, karanlıkta kalan çocuk gibi,
Peşinden sürüklenir sahte bir fenerin.
Sorarım şimdi sana, ey göğüsümdeki sızı:
Hangi mahkemede temize çekelim bu arsızı?
Gönül tapınaktır der, adar bütün varını,
Göz, bir saniyelik hevesle yakar yarını.
Bakışın ihaneti, kurşundan daha ağır,
Kalp feryat eder de dışarısı hep sağır.
En derin can evinden vurulmakmış bu kahır;
Gözün gördüğü yalan, gönüldeki sızı baki kalır.
Şimdi otur da ağla kendi kuytularında,
Gönül kendi bağrına basmış, göz nurun kapıda.
Söz ne kadar büyükse, göz o kadar cüce;
İnsan, kendi gözünün ihanetiyle yıkılırmış her gece.
..L.s..
5.0
100% (31)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.