5
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma

Sabah,
usul usul
pencereden
içeri girdi.
Oda
ışıkla doldu;
havada dönen
yumuşak
ve ağır renklerle.
Duvar,
çocukların eğri büğrü çizgileriyle
parlıyordu;
gözlerin diliyle
konuşan
resimlerle doluydu.
Mavi bacalı
küçük bir ev,
gülen elmalı
bir ağaç,
ve resmin çerçevesinden
odanın ortasına kadar
usulca gelen
bir dere.
Resmin içindeki bahçe
güneşte
boy atıyordu.
Dere
yeni bir şarkı söylüyor,
dağ
uzun omuzlarıyla
beyaz bulutları
kucaklıyordu.
Resim odasında
kalemler
kahkahalarla
halının üstünde koşuyordu;
kırmızı
masanın kenarından
salınıyor,
mavi
duvardan
aşağı kayıyordu.
Resimdeki küçük kuzu
sarı uçurtmasını
tavana kadar
uçuruyordu.
Kuş
pencereden
ışık dallarını topluyor,
gölgeler
yerde
salınıyordu.
Kafesi
dünya kadar büyüktü.
Civcivler
gülüyordu
ağacın arkasına saklanan
tilkiye.
Gün,
odada
boy atıyor,
bahçede
koşuyor,
derede
parlıyor,
dağın tepesine
sessizce
konuyordu.
Oda
oyunla doluydu,
hayalle doluydu,
küçük ellerle
canlanmış
aydınlık bir dünya
içindeydi.
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.