(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
İstanbul’un o büyüleyici ama bir o kadar da yorucu, dönüşen ve ağırlaşan ruhunu ne kadar güzel yakalamışsınız. Şiirinizde geçmişin zarafetiyle modern zamanın kaosu, Nedim’in Lale Devri İstanbul’undan Orhan Veli’nin gözleri kapalı dinlediği o eski şehre, oradan da bugünün göçmen alan, kentsel dönüşümle çehresi değişen "küresel/global" mega kentine uzanan derin bir muhasebe var. İstanbul / bu Trans gemin taşırmı? / o yarınlara,kentsel dönüşeme" İstanbul’u devasa bir "Trans gemisine" benzetmeniz harika bir metafor. Şehir artık kendi yükünü, nüfusunu, tarihini ve kentsel dönüşümün getirdiği beton ağırlığını taşımakta zorlanan, okyanusta rotasını arayan dev bir transatlantik gibi.
Nedim ve Orhan Veli: Şiirin en güçlü yönlerinden biri İstanbul şairlerine selam durması. Nedim’in "Bu şehr-i İstanbul ki bî-misil-ü behâdır / Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır" dediği o tek bir taşına tüm acem mülkünün feda edildiği İstanbul, artık yedi tepesini gökdelenlerle, katlarla katlamış durumda. Orhan Veli ise artık gözlerini kapattığında o eski sessizliği bulamaz, çünkü şehir çok sesli, çok milletli bir hengameye dönüşmüş. Tarihin Hüznü: “San Remo son durağı Niceden / Vahdettin Şamda uyruken” dizeleriyle Osmanlı’nın son dönemine ve şehrin imparatorluk başkentinden modern kaleye dönüşüm sürecindeki hüzne dokunmuşsunuz.
Yerli Nerede? “yetmiş millet ekmek parasına” ve “yerli nerede!!!” haykırışınız, şehrin kozmopolit yapısının artık küresel bir göç merkezine dönüşmesiyle yaşanan kimlik sorgulamasını çok iyi özetliyor. İstanbul’un kendisi zaten gerçeküstü bir şehir. Akıl sınırlarını zorlayan trafiği, zenginliği, fakirliği, tarihi ve modernliği bir arada barındırmasıyla "adam ettiin sürrealistleri" dizeniz çok haklı bir tespiti barındırıyor. Şiirinizin duygusu, ritmi ve imgeleri çok güçlü. Yalnızca okunuşu ve estetiği daha da pürüzsüz hale getirmek için birkaç küçük yazım/dizgi detayına dikkat edilebilir: “birde” yerine “bir de” (bağlaç olan de ayrı yazılır). “dönüşeme” yerine “dönüşüme”. “filimler” yerine “filmler”. “biteviye” (kesintisiz, durmaksızın) kelimesini tam olarak anlamıyla, şehrin bitmeyen çalkantısını anlatmak için çok doğru bir yerde kullanmışsınız. "seninle anlaşmak nasıl olmalı? / (...) seninle hangi yöne" Şiirin bu belirsiz ve açık uçlu soruyla bitmesi çok etkileyici.
İstanbul bugün hepimizin içinde yüzdüğü, rotası rüzgara ve zamana bağlı dev bir gemi. Kaleminize, yüreğinize sağlık; İstanbul’un hem dertli hem de hayran olunası ruhunu çok katmanlı bir şekilde aktarmışsınız.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.