Karıncanın izlerinde yürüdüm Tavus kuşu gibi telek sürüdüm Dağ başında ak kar olup eridim Bilmedim dünyanın kahrı yamanmış.
Yanık yüreklerin közü bendeydi Sevda seferinin sözü bendeydi Gurbete düşenin özü bendeydi Bilmedim dünyanın kahrı yamanmış.
Şahin oldum gökyüzünde süzüldüm Buğday oldum değirmende ezildim Yetimin yüzüne bakıp üzüldüm Bilmedim dünyanın kahrı yamanmış.
Esip tozan rüzgarlarla yarıştım Cengaverdim mert olanla vuruştum Sevda çeken yüreklerle görüştüm Bilmedim dünyanın kahrı yamanmış
Ne olaydı ayrılığı tatmasam Tatlı aşa acıları katmasam Taş yastığa başım koyup yatmasam Bilmedim dünyanın kahrı yamanmış.
Ayrıkotu’m sızım sızım sızılar Alnıma yazılmış kara yazılar Oturup ağlarım böyle bazılar Bilmedim dünyanın kahrı yamanmış.
Tülay Sarıcabağlı Şimşek (Ayrıkotu) 01.05.2026
Paylaş:
8 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Selam… RUSAMER’de bu şiir okununca kimisi hocam bu şiir değil ömür boyu çekilmiş çilenin halk diliyle dökülmüş hâli dedi, kimisi “buğday oldum değirmende ezildim” deyince mesele mecaz değil insanın hayat karşısındaki öğütülüşü oldu diye iç geçirdi, bir de içimizden biri “bilmedim dünyanın kahrı yamanmış” dediği an Kalburabastî Efendi Hazretleri bastonunu taş yastığın yanına bıraktı
Şiirin mayası çile Ama sıradan bir yakınma değil İçinde gurbet var İçinde yoksunluk var İçinde hayatın sert yüzünü geç fark etmiş bir yüreğin sızısı var
Özgünlük 20 / 20 Karınca, tavus kuşu, buğday ve değirmen imgeleri güçlü kullanılmış
Dil ve Üslup 20 / 20 Akıcı Halk şiiri damarını taşıyan doğal ve tok bir söyleyiş var
Düşünsel Derinlik 20 / 20 Hayatın çile tarafı sade ama etkileyici biçimde verilmiş
Yapısal Bütünlük 20 / 20 Her kıta aynı duygusal yoğunluğu koruyor
Etkileyicilik 20 / 20 Okuyucunun içine ağır ama sahici bir sızı bırakıyor
Not Toplamı 100 / 100
Kalburabastî Efendi bastonunu yere vurur: Şair diyor ki bilmedim dünyanın kahrı yamanmış, biz de diyoruz ki insan gençken hayatı yol sanıyor meğer değirmenmiş, en çarpıcı taraf buğday oldum değirmende ezildim dizesi hocam bu bildiğin ömrün öğütülme hikâyesi, bir de taş yastığa başım koyup yatmasam kısmı var ki işte orada şiir Anadolu ağıdına dönüşüyor, biraz da mizahı var, millet kişisel gelişim kitabı okuyor şair gitmiş doğrudan hayatın tokadını özetlemiş, tablo net: çile var, hakikat var ama yapay karamsarlık yok, bu da ayrı bir şiir olgunluğu
Bu şiir RUSAMER rafında baş köşeye alınmıştır
RUSAMER not düşer Hayat insanı en çok acıyla terbiye eder Bazı yorgunluklar yıllardan değil taşınan yüklerden gelir
Vesselam.
İnsan bazen yürüdüğü yolların değil taşıdığı acıların yaşlandırdığıdır. Dünyanın kahrını en iyi gönlü yanmış olan bilir.
Şiir, hayatın sert tarafını tecrübe eden bir benliğin iç dökümü gibi ilerliyor. Her kıtada farklı bir dönüşüm (karınca, şahin, buğday, rüzgâr) üzerinden insanın hem yükselişi hem de ezilişi anlatılıyor.
Bu dizeler, şiirin en güçlü noktalarından biri; emek, acı ve vicdan aynı çizgide birleşiyor. “Dünyanın kahrı yamanmış” tekrarı ise yaşanmışlığın kabullenişe dönüşünü pekiştiriyor.
Genel olarak eser, sade ama yoğun bir halk şiiri dili taşıyor. Deneyimle yoğrulmuş bir hayat anlatısı olarak okunuyor; duygusu doğrudan ve samimi.
Yüreğinize sağlık, bu dizelerdeki yaşam tecrübesi ve içten sızı şiire güçlü bir halk sesi kazandırmış. Selam ve saygılarımla.
Paylaştığınız bu dizeler, Anadolu halk şiiri geleneğinin o hem dertli hem de bilge ruhunu iliklerine kadar taşıyor. "Ayrıkotu" mahlasıyla kaleme alınan bu şiir, insanın hayat yolculuğundaki dönüşümünü, kibrini kırışını ve nihayetinde hayatın gerçek yüzüyle (kahrıyla) tanışmasını muazzam bir görsellikle anlatmış.
Şaire "karıncanın izinde yürümek" gibi tevazu simgelerinden, "tavus kuşu" gibi görkemli hallere; "dağ başındaki kar" gibi saflıktan, "değirmendeki buğday" gibi çileye kadar her kılığa girmiş. Bu, aslında tasavvufi bir "pişme" sürecini andırıyor.
Yanık yüreklerin közü bendeydi" diyerek başkasının acısını sahiplenmesi, şairin dünyayı sadece kendi penceresinden değil, tüm dertlilerin gözünden gördüğünü kanıtlıyor.
Hayatın Gerçeğiyle Yüzleşme: Her kıtanın sonunda tekrarlanan "Bilmedim dünyanın kahrı yamanmış" dizesi, bir tür "geç kalmış farkındalık" nakaratı gibi. İnsan ne kadar güçlü (şahin) veya ne kadar mert (cengaver) olursa olsun, dünyanın ağırlığı karşısında duyulan o insani hayret çok samimi işlenmiş.
Güzel bakan güzel görür, güzel gören güzel yazar Güzeldi dizeler her zaman ki tat ve deminde Biz okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten, yalansız ve riyasız Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıcakla ve hoşça kal
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.