0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
99
Okunma
Dem akşamlarında
Mum ışığında bir buse kondurdun yanağıma
Makamı hicaz bir şarkı çalıyor inceden ince
Ellerin de güllerle girdin kapıdan
Kokun tüm bedenimi sarmış
Heyecan benim gibi senin de tüm ruhunu kaplamıştı
Ellerindeki çiçekler öylece kalıvermişti elinde
Dışarda yağan yağmurun sesiyle buluştu beni sevdiğini söylediğin an
Ilık bir meltem gibiydi
Bana dokunmaya kıyamayışın
Bakışlarındaki hassasiyet tüm bedenimi kaplamış
Ellerim uzatmayı unuttuğun güllere uzanmıştı
o an
Bakışlarım bakışlarına kilitlenirken tir tir titriyordu bedenim
Aniden irkildim sesinle
İyi misin diye sorarken
Ellerinle saçlarıma dokunuşun kendime getirdi bedenimi
Geri çekilip iyiyim hem de çok iyiyim diyebildim sadece
Gözlerim gözlerinde takılı kaldı o an
Kokun kokumla buluşmuştu
Elimi tutsan dayanır mıyım o ateşe
Gel içeri gir desem ne yapardın
Yılların uzak kalışı çıkacaktı belki bu gece
İnadına öç alır gibi her şeyden
Tüm hasret kalışlardan dudaklarım kıpkırmızı ateş misaliydi
Duygularım sana akmak isterken
Belli etmemek için bin bir hileye başvuruyordu
Tüm hasret kalışlara rağmen hep kaçış içindeydi
Kor olan bu dudaklar gel deyişler içindeyken
Bir anda buz kesecekti belki de
Heyecan arttı aniden
Gel de buna dayan
Yan şimdi bu an
Gir artık içeri desem hangi fırtınalar kopacaktı
Ellerim ellerine kenetlenerek aniden
Tüm umarsızlıklarla teslim oldu her ana
Ve tüm utangaçlığımız biz diyerek unuttu benliğimizi
Ben yanarım da sende yan der gibi o an
Ve bir anda iki beden ve iki ruh
Mutlulukla gülerek uyandılar hayallerden
Emine Kurt
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.