0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
141
Okunma
Şafak sökmeden evvel düştüm yine yollara,
Sessizliğin sesini dinleyerek giderim.
Selam verdim uykulu, ıssız o dağlara,
Gönlümdeki hasreti ekleyerek giderim.
Henüz güneş doğmadan, gölge yere düşmeden,
Yıldızlar sönüp gidip, ufkuna erişmeden,
Kimseyle konuşmadan, kimseyle görüşmeden,
Kaderin cilvesini bekleyerek giderim.
Yol çizgileri akar, ömürden bir iz gibi,
Gidilen uzak şehir, saklı bir aziz gibi,
Bazen fırtınalı yer, bazen bir deniz gibi,
Yükümü dert üstüne ekleyerek giderim.
Sabahın ayazında direksiyon elimde,
Eski bir türkü tadı, dolanıyor dilimde.
Gurbetin sızısı var, şu garip gönlümde,
Yılları süzgeçten tek tek eleyerek giderim.
Işıklar yavaş yavaş boyar göğün yüzünü,
Geride bırakırım gecenin o hüzününü.
Ararım yarınlarda dünün kaybolan gününü,
Yüreği umut ile besleyerek giderim.
Yolcu yolunda gerek, durmak bize yakışmaz,
Gönül bir derya olmuş, coşar ise yatışmaz.
Bu yolun sonu nere, akıl buna karışmaz,
Maziye adımlarımı bırakarak giderim.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.