1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
219
Okunma
Elleri değdi gökyüzüne, acı filizlendi.
Yağdı, gözümün yaşına karıştı.
Dökül gözümden yoksunluğun alevi.
Kahırlarıma işle, umudum talan edildi.
Bu gidiş iflah olmaz.
Yokluğu geçit vermiyor zaten.
Bir suskunluk var, beni sağır eden.
Her gün, gidişini tekrar ilan eden.
Gururumu karanlıkla yoğururken o insafsız el
Devam etmek ne zor...
Metruk bir ufka doğru sanki hayali.
Umutsuz ihtimallerle, baş ucumda kederi.
Bir an var, tek bir an. Beni beklediği...
Sesini giydirdiğim şarkıların eşlik ettiği.
Kaybettim. Dayanmak ne zor...
Ey yokluğunu bu denli dayanılmaz kılan varlığı!
Beni en acıtan toprağa kök saldı biliyorum.
Ey sessizliğini bu denli dayanılmaz kılan ezgisi!
Esareti bahşediyor, değdiği her surete biliyorum.
Eksiliyorum. Çaresizlik ne zor...
Bu gecenin hüznünü varlığına adıyorum, kalan geceler gibi.
Öyle bir sızıyı besliyor ki, dönemiyorum.
Sonrası yok, şimdinin zulmüyle büyüyorum.
Ayrılığa bizi anlatmadılar, üşüyorum.
Tükeniyorum. Vazgeçmek ne zor...
Zaman aldığı ne varsa benden, bencilce yarıştırırken
Ruhum karıştı yaşamın en derin ihanetine.
Kaldırdım başımı ve kavgam başladı.
Gökyüzüyle bile...
Kokusu, ah kimsesiz şiirlere ilham veren kokusu
Ölüme yaşamı öğretirken
Ölememek ne zor...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.