1
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
106
Okunma
Bak… yine gidişin geldi aklıma;
Kalbime çivilediğin o ayrılık,
Sanki eski bir oyuncak trenin
Kayıp rayda çıkardığı ses gibi
Döndü dolaştı içimde...
Hafif bir yağmur başlamıştı önce;
Bulutlar bile seni götüren otobüse
Şemsiye olmak ister gibiydi.
Eski garajın önünde bir otobüs aldı seni;
Bense, kalkmayan bir peronun unutulmuş yolcusu oldum.
Şimdi beni yapayalnız bıraktığın o eski garajı yıktılar;
Belki de içindeki bütün vedaları
Bir çiçek saksısına doldurup
Pencereden aşağı döker gibi yıktılar.
Yeni garaj kim bilir…
Başka sevenlerin kalbini de aynı boş koltuğa oturtur mu?
Bilemem...
Benim bildiğim, bir gidiş her zaman iki kişiyi ağlatır;
Bilet tek kişilik olsa da
Ayrılık çift kişilik bir hikâyedir.
Keşke beni de yıksalardı o garajla birlikte;
Tüm taşlarımı yeniden dizerken
Adı “sen” olan bir bahçe yaparlardı içime.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.