0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
49
Okunma
Keffaretler
Her hatanın keffareti var...acıdan kaçmak mümkündeğil Gazzeli nükler sahibi olmanın sıkıntısından kaçtı İsrailin zulmünden kaçarsa yerleri cehennem...sabırsızlığın sonucu şükürsüzlüğün sonucu Tevbesizliğin sonucu cehennem olmadan önce keffaretler ver.onlardan da kaçarsan yeri cehennemdir...Hicreten kaçanın yeri cehennemdir çünkü acılarla imtihan darlıkla imtihan kaçınca kurtulman için değildir imtihandan geçemezsen yerin cehennem olur..İmtihandan kaçış yok askerlikten kaçan darağacına kaçmıştır...veya hapse...
İkmale kalmış öğrenciler gibiyiz.annemize babamıza bakmıyoruz Allah hasta çocuk veriyor.Keffarettir.Cehennme yürür ona da bakmayan
Zanilikten kaç fraz bu bu farzdan kaçarak kurtulamazsın cehennem enseler tevbe etmezsen...Allahtan kaçmak mümkün değil imtihanından kaçmak mümkün olsaydı bu dünyaya gelmekten kurtulmak olurdu Kaderden imtihandan kaçış yok ilke bu varlıkta...ey ateist...doğadan izin mi aldın ağacı keserken kuzuyu pişirip yerken cehennem peşinde...çünkü rıza için kesebilirdin o ağacı ve o kuzuyu der İslam...vahiy...Allahın gölgesi olana doğallığı bozulmamış akıl...zani cezadan kurtulamaz...ilke bu İlah yöneticisidir varlığın doğanın çünkü nefsin hür olmak için inkarcı oldu ama İlahı yok edemez ve cehennemden de kurtulamaz ...nefis yalancıdır hilecidir ey ateist...hür değilsin hürüm diye sömürücü oldu insanlar hırsız oldu...cehennemden kurtaracak mı varmı nefsi kurtaracak Gaffara tevbeden başka yol yok...
Kefâret; yanlışlıkla, bilerek veya zorlama sonucu işlenen kimi günahların affedilmesi için İslâm’da gösterilen telâfi yollarına “kefâret” denir.
İslâm’da(sunnilikte yani) kefâret beş çeşittir:
1. Oruç kefâreti.
2. Yemin ve kefâreti.
3. Hata ile bir mü’mini öldürmenin kefâreti.
4. Zıhar kefâreti.
5. Hacda ihramlı iken traş olmanın kefâreti.
KEFÂRET NE DEMEK?
Kefâret; yanlışlıkla, bilerek veya zorlama sonucu işlenen kimi günahların affedilmesi için İslâm’da gösterilen telâfi yollarına “kefâret” denir. Bu terim genel anlamda; yapılan iyilik ve hasenât sayesinde kimi günahların bağışlanmasını ifade eder. Nitekim, “İyilikler, kötülükleri yok eder.” [1] “Allah, ancak tevbe eden, inanan ve arkasından iyi işler yapan kişilerin kötülüklerini iyiliklere çevirir,” [2] gibi âyetlerde böyle bir kefâret anlayışı vardır. Yine, kısas cezasını veya yaralama ya da sakat bırakmadan doğan erş tazminâtını bağışlayan kimse lehine, bunun bir kefâret olduğunun açıklanması da böyledir.[3] Diğer yandan hadislerde de genel olarak “salih amelin günahlara kefâret olduğu” nun bildirilmesi yanında pek çok örnekler verilmiştir. Beş vakit namazın ve Cuma namazının aralarda işlenen (küçük) günahlara kefâret olması,[4] orucun kefâret sayılması,[5] had cezalarının,[6] karşılaşılan hastalık[7] ve musîbetlerin de günah ve hatalara kefâret olduğunun bildirilmesi bunlar arasında sayılabilir.
Kefâret hem bir ibadet hem de bazı fiilleri işleyen mü’minler için dünyevî bir cezadır. İslâm hukukunda beş çeşit kefâret vardır.(İslam-İhsan)
Telafisi olmayan günah yok Tevbe et..hz Vahşi 83 müşrik öldürdü hz Hamzaya karşılık...tevben kabul olsun hatandan kurtul...şirkten tevbe et...günahtan tevbe et belki tevbenle silinmez ama şefaatle silinir...
Şefaat Allahın hakkıdır ama şefaatçiler de var bağımlılar Allaha de her şefaatçi için...değilse Ortak koşmuş olursun şefaatte Allaha o şefaatçiyi...Bağımsızlık verdiğin ortaktır Allaha müşrik oldun ama bağımsızdır Allahtan deme şeffatçiler için...
Tevbe şefaatçidir...keffaretler şefaatçidir ama hiçbir şefaatçi Allahtan bağımsız değil...Babana-annene bakmadın al sana bir şefaatçi der sünnetullah ...hasta çocuk verir baktın ona baktın bakmazsan işin cehenneme kalır..peygamberin şefaati bile yetmez senin bağışlanmana...Tevbeisize peygamberin şefaatçi olmasına izin yok sınırlıdır peygamber ama Allah şefaatte de sınırsızdır sınırsız olan tekdir varlıkta...
bir kimsenin suçunun bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi konusunda o kimseyle bir başkası arasında yapılan aracılık.
Her aracı sınırlıdır...tek sınırsız var varlıkta ALLAH
ŞEFÂAT, bir kimsenin bağışlanmasını istemek; bir kimseden, başka bir kimse için iyilik yapmasını ve zarardan vazgeçmesini rica etmek; yardım etmek; başkası hesabına yalvarmak, rica etmek; birinin önüne düşüp işinin görülmesi için dua ve niyazda bulunmak.
İcazet merasimleri başta olmak üzere çeşitli platformlarda bazı kesimlerce Kur’an hâfızlarının36 mahşer günü şefaat edecek gruplardan biri olduğu ve yakınlarından yetmiş kişiye şefaat edecekleri ifade edilmektedir.
Şefatçi lazım insanımıza HAFIZLAR yetiştirir bu millet...ama nükler üretici bir nesil gereksiz mi...öncelikli değil mi...önceliksiz mi...robotlar da savaşır artık şehitlik öncelikliydi ama eskide şehitlik de öncelikliydi ama eskide kaldı devir değişti çünkü...Kasetler var kayıt imkanı var Hafızlık şefaatçidir iddiası eskilerde kaldı der akıl-mantık...
Hafız kimlere şefaat eder?Eğer hafız, Kur’an ile amel eden, Allah’ın hükümlerini tatbik eden salihlerden olursa bu zümreden olması sebebiyle akrabalarına ve diğer müminlere şefaat etmesi umulur. Allah bizleri şefaat edilenlerden eylesin.
Allahü teâlânın rahmeti o kadar çok ki, Peygamber, âlim, evliya, şehit gibi üstün kimseler haricinde, bazı müslümanlara da şefaat izni verecektir. ama kefaretten kaçana neden şefaat edilsin hikmetli mi bu Rahmanlığı sınırsız işte...umulur mu umulur...