0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
62
Okunma
İnsan ciğ süt içmiş
Dolandırıldıysan günahlarına tevbe et Gazzeli israil saldırdıysa nüklersizliğine tevbe et...Dolandırılmazdın yazılı sözleşme yap
İnsan ciğ süt içmiş.Kardeşin çiğ süt içmedi mi yazılı sözleşme belgesi al.sözde bırakma sözleşmeni...İlkeli ol...
Evet...Sandık da yumruk atar doğmayana peş peşe atar sünnetullah bu
Hüküm benimdir der...kabullenir Allah bir hükmü düşünceyi duyguyu hali eylemi senden kabullenir sünnetullaha deney öğretisine ve vahiye uyumlu doğal akla-mantığa uyumlulaştırmışsan...BİZ YAPTIK "der Allah senin düşamnım benim düşmanım dır ey nuh bir gemi yap onları TUFANLA cezalandırayım dedi Allah..."Attığın zaman ben atım der"...
Ademoğlu çiğ süt emmiş... İnsanlar her zaman iyi değildir. Kimi zaman sütsüzlük damarı tutar, soysuzca davranışlarda bulunur; iyiliğini gördüğü kimseye kötülük yapar.Kötülük görmemek için yazı sözleşme al şahitler getir de...nikah şahitsiz olmaz denilmiş şahitsiz sözden cay...veya caymak zor değil yani...Allahı şahit tut ama adam Allahsızsa iki şahit ama şahitler hileciyse...şahitleri red hakkın var...kullan
Mezheb alimleri çiğ süt içmedi mi...vahiyci ol...
İnsan ciğ süt içmiş...de.her daim akılda tutulması gerektiğine inandığım söz öbegi var sünetullahlar var...denenmiş deneyler..., yani kulak küpesi.. bireylere dair büyük umutlar bağlamamak, anne- baba,hayırlı evlat, mukemmel eş olsalar dahi insanlara kulluk payı bırakmak gerekliliğini hatırlatır bu sünnetullah.... insanlara güvenmemeyi değil, onlara karşı temkinli olmayı öğütler...bu sünnetullah deney öğretisi yani...ata sözü yani hayat anayasası...ata sözleri hayat anayasasıdır...sünnetullahlar deney öğretileri doğal mantık öğretileri hayat anayasasıdır...her insana gereklidir yani...
Tevbe / 80: Onların bağışlanması için Allah’a ister dua et ister etme; onların affedilmesi için yetmiş kere de dua etsen Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü onlar Allah ve resulünü inkâr etmişlerdir. Allah günaha batmış kimseleri doğru yola iletmez.
Tefsir
Hz. Peygamber münafıkların bağışlanması için yetmiş defa yalvarsa da Allah’ın onları bağışlamayacağının bildirilmesi değişik biçimlerde yorumlanmıştır. Hâkim kanaate göre belirtilen sayı çokluktan kinaye olup bununla, Resûlullah ne kadar dua ederse etsin, artık âyette işaret edilen münafıklar için bağışlanma ümidi taşımaması istenmektedir (Zemahşerî, II, 164-165; Şevkânî, II, 441). Münafıklardan Hz. Peygamber’e gelip özür dileyenler için onun Allah’a yalvarması, onların samimi olabilecekleri ihtimaline dayanıyordu. Âyet ise onların dürüst ve samimi davranmadıklarını haber vermiş olmaktadır. Tefsirlerde, münafıkların başı Abdullah b. Übeyy’in ölümü ve iyi bir mümin olan oğlunun ricası üzerine Hz. Peygamber’in onun cenaze namazını kılmasına Hz. Ömer’in itiraz ettiği, Resûlullah’ın bu âyete dayanarak istiğfar sayısını arttırma hakkını kullandığını söylediği, bunun üzerine de 84. âyetin nâzil olduğu yönünde bir rivayet yer almaktadır (Taberî, X, 198-200; Şevkânî, II, 443).
Kanaatimizce bu ve benzeri rivayetlerde geçen ifadelerle ilgili tartışmalardan çok, âyetten kolayca anlaşılan şu iki hususun üzerinde durulması âyetin sağlıklı anlaşılması bakımından daha önemli görünmektedir: Birincisi, Resûlullah’ın, yıllarca gösterdiği engin hoşgörü ve iyi niyete türlü entrikalarla karşılık veren, kuyusunu kazmak için her fırsatı değerlendiren münafıklar hakkında dahi ümidini yitirmemeye ve kendisinin herkes için rahmet olduğu hitabının (Enbiyâ 21/107) gerektirdiği biçimde davranmaya çalışmasıdır. Münafıkların cehennemin en derinlerine atılacağını bildiren âyetlerde dahi istisna yapıldığını, bunlardan tövbe edip kendini düzelten ve gönülden teslimiyet içine girenlerin Allah’ın büyük mükâfatlara lâyık gördüğü müminlerle beraber olacaklarının bildirildiğini (Nisâ 4/146-147) dikkate alan Hz. Peygamber’in bu tutumu, müslümanlara şu mesajı vermektedir: Asıl erdemlilik, güçlü olduğu halde yanlış yoldaki insanları dışlama yönüne gitmeyip, onların ıslahı ve kazanılması için çaba harcamaktır.
Âyetten anlaşılan ikinci husus da, kendilerinden söz edilen münafıkların affedilme şanslarını tamamen yitirmiş olduklarıdır. Bunun gerekçesi âyette şöyle açıklanmıştır: “Çünkü onlar Allah ve resulünü inkâr etmişlerdir. Allah (böylesine) kötülüğe saplanmış kimseleri doğru yola iletmez.” Öyle görünüyor ki bu istisnaî bir durumdur. Zira âyette işaret edilen kimselerin, Hz. Peygamber’in Medine’de dış düşmanlara karşı verdiği mücadelede ne büyük bir kambur oluşturduğu herkes tarafından biliniyor, onlar da ilâhî vahyi insanlara tebliğ eden Resûlullah’ın hak peygamber olduğunu ayan beyan görüyorlardı. Böylesine büyük bir imkânı değerlendirmeyen ve gönüllerini imana bütünüyle kapatmış olan bu kimselerin durumu Allah tarafından Hz. Peygamber’e haber verilmekte ve artık dış görüntülerine göre muamele gören bu kesime karşı açık bir tavır ortaya konması istenmektedir.Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 41-42
İnsan ciğ süt içmiş.de sözleşmeleri yazıya dök...ve güvenilir şahitler ara...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.