8
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
97
Okunma

Geceyle sabah arasıyım şimdi,
Ne karanlık, ne aydınlık.
İçimde koca bir suskunluk,
Adı konmamış bir kırgınlık.
Nefes alıyorum ama yetmiyor,
Hava içime kadar inmiyor.
Sanki her şey yarım kalmış da
Tamamlanacak yerini bilmiyor.
Kimse görmüyor iç çöküşleri,
Ayakta durmak kandırmacadır.
Gülüş dediğin bazen sadece
Yıkımı gizleyen maskedir.
Şimdi içimden sadece şunu diyorum:
Biraz sessizlik, biraz anlayan biri…
Dünya düzelsin istemiyorum artık,
Yeter ki hafiflesin içimdeki biri.
Bir kırgınlık oturmuş içime,
Adını koysam dağılacağım.
Susuyorum bu yüzden,
Konuşursam ağlayacağım.
Ben kötü değilim, eksik de değilim,
Sadece fazla taşıdım herkesi.
Kendime ayırmam gereken gücü
Dağıttım parça parça hepsi.
Ben hep tuttum kendimi,
Kırılmayayım diye değil —
kimse kırılmasın diye.
Ama insan en çok da
Kendi sustuklarından eriyor içten içe.
Kimseye kin değil bu,
Ama yük de taşımayacağım artık.
Ben kimsenin sus payı değilim,
Ben de insanım — kırıldım artık.
Şimdi çık dışarı ey içimdeki düğüm,
Ses ol, nefes ol, söz ol git.
Ben hafiflemek istiyorum bugün,
Şimdi geceyi kapatıyorum usulca,
İçimde fırtına değil, serinlik olsun.
Dün canımı yakan ne varsa
Yarına benden uzak olsun.
Ağlamaksa gerekiyorsa — o da olsun, bitsin.
Şimdi içimden söktüm ağır kelimeleri,
Taş gibi duran ne varsa indirdim yere.
Bugün dağılmam yenilmek değil,
Yeniden toplanmak içindir belki de.
5.0
100% (11)