2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
66
Okunma

Derin uykudayken on bir şehire...
Niye dedin candan bık altı şubat.
Üç yıldır ömrümüz döndü zehire...
Artık aklımızdan çık altı şubat.
Şiddetin dağların kökünü söktü !
Üstündekiniyse devirip döktü !
Horozumun bile kümesi çöktü...
Diyemeden öldü gık altı şubat.
Şımarıp koşarken görünce gedik...
Yoldan çıkan bizler ne haltlar yedik.
Kıyamet bu olsa gerektir dedik...
Eyledi boğazlar hık altı şubat.
Belki müstehaktın azan insana...
ALLAH’tan geldin ya sitemim sana.
Çok insaflı davran masumdan yana...
Mağrurun boynunu ık altı şubat.
Olmadı maalesef seni tek sezen !
Göz göğünçüsüdür yollarda gezen !
Yerinden fırlamış evdeki hezen...
Sökülmüş çiviler, mık altı şubat.
Vakti dolanlara vermeden vize...
Büyük felaketle getirdin dize.
Kıyamete kadar görünme bize...
Ne olur dişini sık altı şubat.
Geçmiyordu cepte bulunan para...
Atma n’olur bizi harlardan hara.
Müslümana değil münafıklara...
Dönde kurşununu sık altı şubat.
Seni YARATANDAN dilemedik biz !
Zalimmişsin meğer bilemedik biz !
Kaç yıldır izini silemedik biz...
Yok muydu başka bir şık altı şubat.
Cumali der kalpler sevgiyle vursun...
İnsanlar mutluluk hayali kursun.
Şehir, köy, kasaba yerinde dursun...
Kibiri, nefreti yık altı şubat.
5.0
100% (3)