4
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
122
Okunma

SENİ DÜŞÜNMEK...
Kitabı her açtığımda ellerim titriyor;
Sanki sararmış bir kağıda değil de,
Hâlâ sıcak olan tenine dokunur gibi...
Seni düşünmek;
Yarım kalmış bir cümlenin noktasında,
Dünyanın bütün yüküyle asılı kalmakmış...
Hiç gelmeyecek bir baharı,
Şu kupkuru yaprak damarlarında beklemek;
Bakışlarını o siyah-beyaz boşlukta,
Üzerimde dolaşan bir hayalet gibi seyretmekmiş.
Seni düşünmek;
Parmak uçlarımda bir gülün cenazesini taşımakmış...
Eskidi kağıtlar, mürekkep yoruldu,
Zaman saçlarıma kar gibi yağdı da;
Şu göğsümdeki sızı bir türlü ihtiyarlamadı.
Seni düşünmek;
Kendi küllerini her nefeste yeniden savurmak,
Her yangından yeni bir enkaz çıkarmakmış...
Can çekişen bir şehrin orta yerinde,
Soluğumu senin adınla tutmuşum meğer.
Hata benim, tüm suç benim; özür dilerim.
Senden kalan boşluğa sığamıyorum artık.
Seni düşünmek;
Aslında nefesmiş bana, bilemedim...
Gel artık, bitsin bu amansız hasret,
Yoruldu yollarım, kapandı pencerelerim.
Güneşi olmayan o kör odada,
Sırf senin hayalin sızıyor diye karanlığa gülümsemek;
Seni düşünmek;
Sadece ölümü ertelemekmiş...
Affet beni; bu sevdanın en ağır vebalini yüklendim,
Vuslatın eşiğinde diz çökmüş bir mahkum gibiyim.
Gel ki bitsin bu sürgün, dinsin ruhumdaki tufan;
Seni düşünmek;
Sende yok olmak değil, sende yeniden var olmakmış...
Derya 🌹 FİLİZ KÜYÜK ✍🏻
5.0
100% (5)