1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
201
Okunma
…..tabii ki de sen…..
İçiyorum mesela, Neyi mi...?
Analatayım da dinle o zaman...
Dünyaya geldim anamın sütünü içiyorum
Yudum yudum, öyle doyumsuz ki
Oysa bir anlamı yokken daha bende
Sebebini anlayamadan....
Hayatı içiyorum mesela
Bilmeden, bildikten sonra ve yaşadığım sürece
Öylesine kadim bir içecek ki bu
İçinde neler var neler...
Hayatı kazanmanın telaşını ve acemiliğini içiyorum
Bilgisiz, korkak ve şuursuzcasına
Önüme her geleni deviriyorum
Bir ayyaşın şarap şişelerini devirdiği gibi...
Ne gün batımını ne de gün doğumunu biliyorum henüz
Uzun uzun yollardan geçiyorum
Ağaç gölgeleri, taşlıklar, çalılıklar
Dere yataklarından atlıyorum karşıya geçebilmek için
İçine düştüklerim boğmaya çalışıyor beni de
Ya sabır zemzeminden içiyorum bir şeyler bilircesine...
Gün doğuyor gün batıyor
Kazancımla kaybımı bilmeden geçip giden
Zamanımdan arta kalan vaktimi içiyorum
Kurumuş ekmek lokması misali...
İki kere ikinin dört ettiğinin anlamını öğrendiğimde
Kaldırımdan üzerime sıçrayan yağmur damlalarını içiyorum
Yolların insana çok şeyler kattığını her kabullenişimde...
mesela;
Çaresizliklerimden arta kalan çarelerimi yudumluyorum
Uykusuzluktan patlamış gözlerimin görmeye her ara verişinde...
Ölümsüz duygulardan geçiyor yolum
Hayatı anlamaya başladığımda da
Göz pınarlarımdan içiyorum ağuları abu hayat diye
Çaresizliğin farkına vardığımda...
Kervanın başı belli de sonunu göremiyorum
Ne tepelerin ardı görünüyor
Ne de Mecnunla Leyla’dan bir iz
Beni nereye alıp götürdüğünü bilmediğim ıssız çöllerinde...
Bir gecenin sensiz ayazını içiyorum bir de
Günün içimi yakan sen ateşini bütün nefretimle...
Umursamazdım belki bütün bu dayatmaları da
Bir sen dayattığında oluyordu bütün bu içmelerim...
Üzerimde hasretinin çulu
İçimde yokluğunun boşluğu
Dışımda varlığının gölgesi
Sen bildin mi hiç bu içilenler neyin nesi...
Sadıkca
Ankara 04 Kasım 2025
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.