2
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
177
Okunma
RAHMANÎ VUSLAT
Gönül sarayını temizle, dolsun içine nur,
Hakk’a teslim olan can, bulur ebedî huzur.
Karanlık gecelerde, zikrin ışığı parlar,
Secdeye varan alın, ilâhî feyzi anlar.
Dünya malı bir rüya, geçer gider aniden,
Aşkın nuruyla uyan, doğasın sen yeniden.
Mecnun çöllerde yandı, Leylâ bir hayal imiş,
Asıl olan sevdalar, Mevlâ’da kemal imiş.
Gözyaşıyla sulanan, iman bağı kurumaz,
Hakk’ı vird edinenler, yolda asla yorulmaz.
Kalp aynanı parlat ki, dolsun içine güneş,
Bulamaz bu cihanda, ruhun kendine bir eş.
Kul Mevlâ’ya muhtaçtır, O’ndan gayrıya hürdür,
Dildeki her "Hû" sesi, ruha vurulan mühür.
Sine bir gizli hazne, anahtarı zikirdir,
Kulun en büyük kârı, her nefeste şükürdür.
Ruh bedenden kopunca, mahzun kalmasın beşer,
Hakk’ın nârıyla yanan, vuslat bağına düşer.
Hasretin ateşiyle, yandıkça özün pak olur,
Toprak olan bu beden, sonunda yine hak olur.
Sürgün biter bu tenden, asıl yurda gidilir,
Aşkın sırrına eren, orada şad edilir.
Elimi sana açtım, boynumu büktüm Ya Rab,
Lütfunla nasip eyle, kapında olayım turap
Hatice Şahın
Münacat ve Temenni
"Yâ Rabbî! Kalbimizi bu mısralarda dile gelen Rahmani Aşk’ın nuruyla aydınlat. Bizi nefsin karanlık dehlizlerinden çıkarıp, kendi rızanın aydınlığına ulaştır. Gönlümüzü dünya hırsından arındır ki; seni her nefeste zikreden, her nimetinde şükreden ve her imtihanında sabreden kullarından olalım.
Bu şiirde dilediğimiz gibi; ten kafesi kırılıp ruh asıl yurduna kanatlanırken, dilimizi ’Hû’ nidasından, gönlümüzü vuslat sevdasından mahrum eyleme. Bizi kapında dâim, aşkınla kaim ve lütfunla toprak kadar mütevazı eyle. Şiirimizi dertlerimize şifa, ruhumuza gıda ve senin katında kabul olunmuş bir yakarış kıl. Âmin."
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.