5
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
82
Okunma

sen gidince sustu.
Işıklar yanıyor ama aydınlık değil,
insanlar konuşuyor ama ses yok.
Bu şehirde saatler çalışmıyor,
zaman sadece bekliyor.
Bir annenin
“yanında olamadım” dediği yerde
dakikalar bile utanıyor.
Sen orada,
iğnelerle, ilaçlarla, odalarla savaşıyorsun.
Ben burada,
duvarlara bakarak
aklımdan seni düşürmemeye çalışıyorum.
Kimseye anlatamıyorum.
Çünkü anlatınca hafiflemiyor,
daha da ağırlaşıyor.
Bir annenin acısı
paylaşılınca bölünmüyor,
katlanıyor.
Güçlü değilim.
Sadece öyle görünüyorum.
Çökecek bir yerim yok.
Bu şehirde
her sokak sana çıkıyor,
ama hiçbir yol
sana varmıyor.
Yanında olamamak
bir eksiklik değil,
içimde bir suç gibi duruyor.
O yüzden gülerken yüzüm,
kalbim yere bakıyor.
Ben seninle konuşurken
sesim sağlam,
ama içimde
kırık dökük bir dünya var.
Bu şehirde geceler
uzun değil,
derin.
Ve ben her gece
aynı yerden düşüyorum:
senin yanında olamayışımdan.
Eğer bir gün
“anne, ben iyiyim” dersen,
bil ki
bu şehir ilk kez nefes alacak.
Ama ben yine de
o gün bile
acımı cebimde taşıyacağım.
Çünkü bu şehir
beni değil,
seni bekliyor.
Ben bu şehirde
karanlığı tutuyorum.
Sen ışıkta kal diye.
5.0
100% (6)