0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
101
Okunma
Kahrı da hoş...
Yaradanla yaradılan farklı biri bakilik veren biri bakiliğe emanetçi biri Kahhar diğeri kinci biri esmaların sahibi ve sebebi diğeri emanetçisi...Yani biri hiç ve o HİÇLE BİZ olur Allah
Allahın kahrı öç alma değil lütfu zaniye değil ve HOŞ.Şeytanın öç alma Kötü insanın lütfu zaniye Kötünün zekatı bile dul kadına...
Yaradanla yaradılan farklı
Allah SAMED yaradılan muhtaç Yaradılan sınırlı bağımlı Allah sınırsız ve bağımsız...
Yaradanla yaradılan farklı
Yaradan veren el yaradılan alan el...Allah hamda layık-Övgüye -ululamaya layık ve şükre layık yaradılan eğer Allah için cömertse teşekkürü hakkeder...değilse Elini kurut malını ganiet et diyor Kur’an...canın bu şartla bağışla dost görme kamil mürşit zirve görme şer gör şeler bekle diyor Kur’an o bakımdan elini kurut diyor zaten...
İnsanı aldatan, önemli hususlardan bir tanesi de yaratıcıya ait sıfat ve niteliklerle, yaratılanlara ait özellikleri karşılaştırması ve karıştırmasıdır.(Sorularla İslamiyet)
Şurası bilimsel bir gerçektir ki; mukayese ve değerlendirmeler aynı türler arasında yapılır. İki elmanın üç armutla toplanamayacağı ilkokul çocuğunun bileceği bir gerçek iken, varlığı zorunlu olan ile var ya da yok olması eşit olan, yaratıcı ile yaratılan konumunda olan, sınırlı ile sınırsız olan nasıl birbiriyle kıyaslanabilir?..(Sorularla İslamiyet)
Allah, varlığı kendisinden olup başlangıcı ve sonu olmayandır. Mahlukatın, var olmak için mutlaka bir yaratıcıya ihtiyacı olduğu gibi, başlangıç ve sonları da vardır. Allah, bütün sıfatları itibarıyla sonsuz kemaldedir. Aczden, ihtiyaçtan, zaman ve mekan kayıtları ile bağlı değildir.(Sorularla İslamiyet)
Yaratılanlar ise varlıklarını devam ettirebilmek için beslenmeye, faaliyet gösterebilmek için zaman ve mekana ihtiyaç duyar.(Sorularla İslamiyet)
Yaradılanlarda denk değil..."A-Z"yedir her yönden... Bazı rivayetlerde ilk yaratılan varlığın kalem olduğu belirtilirken diğer bazı rivayetlerde Allah’ın ilk yarattığı şeyin akıl veya bir cevher olduğu bildirilmiştir. Bu ise akıl, kalem ve cevherin aynı şey olduğunu gösterir.
“Allah mahlukatı yaratmadan önce bir ’ÂMÂ’da idi. Âmâ’nın altında da, üstünde de hava yoktu.” (bk. El-Futuhatu’l-Mekkiye, 1/148). Alimlerin bildirdiğine göre, ’Amâ’dan maksat, Allah ile birlikte hiçbir şey yoktu’ demektir.
Evet... İnsanlar ve cinler yaratılmadan önce, Allah’ın isimlerinin tecellisi nasıldı mı
- Muhyiddin İbn Arabî’nin konuyla ilgili görüşü şöyledir:
“Allah mahlukatı yaratmadan önce bir ‘ÂMÂ’da idi. Âmâ’nın altında da, üstünde de hava yoktu.” (bk. El-Futuhatu’l-Mekkiye, 1/148).
- İbn Arabî, bu konuyu bir hadis-i şerife dayanarak açıklamaktadır. Hadiste gelen rivayet şöyledir: Ashap’tan Ebu Rezîn anlatıyor: Ben: “Ey Allah’ın Resulü! Rabbimiz, mahlukatı yaratmadan önce neredeydi?” diye sordum. “Allah, mahlukatı yaratman önce bir ‘AMA’da idi. Âmâ’nın altında da, üstünde de hava yoktu. Sonra Arşını su üzerinde yarattı.” diye cevap verdi.(Ahmed b. Hanbel; IV, 11-12; Tirmizî, Tefsir, 12; İbn Mace, Mukaddime,13)
Alimlerin bildirdiğine göre, ‘Amâ’dan maksat, Allah ile birlikte hiçbir şey yoktu’ demektir. (Tirmizî, a. g.y.) İbn Mace’nin rivayetinde yer alan “Onunla birlikte hiçbir yaratık yoktu” ilavesi de bu anlamı pekiştirmektedir.
İbn Esir, “en-Nihaye fi Garibi’i-Hadisi ve’l-Eser” adlı eserinde bu konuda şu bilgileri vermiştir: ‘Amâ’ kelimesi uzatmalı şekliyle bulut demektir. Bazı rivayetlerdeki ‘Amen’ kısaltmalı şekliyle de “Allah ile birlikte hiçbir şeyin olmadığını” ifade etmektedir.
Bunun ‘ince bulut’ anlamında olduğunu söyleyenler de vardır. Bazı âlimlere göre, ‘Amâ’ insan aklının kavrayamayacağı, insan idrak sınırının ötesinde olan bir kavramdır.
Ünlü Dil bilgini, el-Ezherî, “Biz buna iman ederiz, fakat herhangi bir şekilde onu nitelendiremeyiz.” diyerek görüşünü açıklamıştır. (bk. a.g.e, III, 576 -el-Mektebe eş-şamile)
Bazı bilginler, mananın yanlış anlaşılmaması için, hadiste bir muzafın/tamlayan bir kelimenin/Arş kelimesi takdir edilmesinin lüzumuna işaret etmişler. Buna göre, “Ey Allah’ın Resulü! mahlukatı yaratmadan önce Rabbimiz neredeydi?” ifadesi “Rabbimizin Arşı neredeydi?” şeklindedir. Bu kelimenin takdir edilmesi, “Allah’ın Arşı su üzerindeydi.” (Hud, 11/7) mealindeki ayetin ifadesine de uygundur. Nitekim âlimler;
“Onlar, ancak buluttan gölgeler içinde Allah’ın (emrinin) ve meleklerin gelmesini ve işin bitirilmesinden başka bir şey mi beklerler? Halbuki bütün işler sadece Allah’a döndürülür.” (Bakara, 2/210)
mealindeki ayette de “Allah’ın gelmesi” ifadesinde emir kelimesini takdir etmişler ve “Allah’ın emrinin gelmesi...” şeklinde anlamışlardır (a.g.y).
İbn Arabî, ‘Amâ’nın Allah’ın nurunun tecelli ettiği ilk sahne olduğunu ifade etmiştir (bk. Fütuhat, a.g.y).
Hadis-i şerifte geçen ‘Ama’ kelimesinin de yardımıyla bu konuyu -anladığımız kadarıyla- şöyle açıklayabiliriz:
Hadiste geçen ‘Amâ’ kavramı, anlamı ne olursa olsun, bir muammayı ifade etmektedir. Yani varlık yaratılmadan önce Allah’ın isim ve sıfatlarının nasıl olduğu bilinmez bir muamma idi.(Sorularla İslamiyet)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.