2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
98
Okunma
Batıklığa batmış hâldedir babam.
Oysa,
bir vaktin delikanlısı olan ben,
tini
içinden alınmışçasına hissetmem.
Bir zamanlar
dünyaları avucumda tutabilecek olan ben,
artık
bir çolaktan farksızımdır.
Anlayamıyorum:
nasıl
ve neden,
düşmanlarımın hançerleri göğsüme saplanırken
ben tepkisizim?
Ne vakit
dikelsem bütün gücümle,
hainliğin kılıcı boynumdadır.
Çünkü;
biliyorlar,
kır atımın sırtındayken
nasıl bir komutandım.
Şimdiyse
havsalâmın inhitâtı
birçok idrakime engel.
“Sesim neden çıkmıyor?”
“İhtişamım mazide mi kaldı?”
En önemlisi:
“Tekrar mı,
kandırılıyorum?”
Bana sus diyorlar.
Reddediyorum.
Ben Musayım,
Firavunun ekmeği umurumda değil!
Öğrendim;
kılıçlar boynumda,
hançerler göğsümdeyken öğrendim.
Kılıçların kuşattığı boyunda bir silahmış;
hançerlerin battığı göğüs bir kalkanmış.
Bunu anladığımda titrediler asıl.
Yıldırımlar yaratmamın korkusunu
iliklerine kadar hissettiler.
Artık biliyorum:
mazide kalmadı,
ufukta gösteriyor kendini.
Yürüyeceğim bütün benliğimle,
bütün canımla,
bütün kanımla.
yeniden,
büyük dünyaların boyunlarını çekeceğim;
oturduğum yerden,
elimdeki iple.
5.0
100% (3)