Yaşamında öteki kişilere ulaşabildiğin anlar, bir ormandaki kuş ötüşleri gibi olacak... uzaklardan gelip geçerken, kısacık bir süre yapraklarda yankılanacaklar o kadar. orman bütün sessizliğiyle yine yalnız duracak orada... ı.kant
Hamdioruc
Hamdioruc

Secde et akla

Yorum

Secde et akla

0

Yorum

3

Beğeni

0,0

Puan

116

Okunma

Secde et akla

Secde et akla

32/18.AYET ADİLLİK ESASLI BİR VARLIKTAYIZ.doğallığa secdeli ol.emri vermektedir.doğallığı koruyan güce secde et. emri bu.Secde et

Doğallığa secde et...akıl mantık adilliğe ve esmalara secde et demektedir...

Doğallık nedir...

doğanın düzenine, yasalarına ve gereklerine uygunluk...kazandırır.sarhoşla sarhoş olmayan bir mi hastayla sıhhatli bir mi...esmalara secdeli ol.Nüklerliyle nükleersiz silahlıyla silahsız eşit mi...

İlim bilim teknik varlığı doğayı tanıtır.ilahi din budur...Felsefedir mezhebler...doğru yanlış yorumlarıdır doğallığın...

Aslında kötü dediklerimiz kıymeti eksi olanlardır ölçü doğallık yani esmalar yani ilkelerdir ilimdir bilimdir...ayetler secdeyi öğretir doğallığa

Kötüye secde de kötüdür...Sabır kötüyü nötürlemektir...Şükür iyiyi ödüllendirmektir...sınırsız olan yarattıklarına sınır koydu...

Niyetin kötüyse namaz kılmak bile kötü...

Dünya kötü değil ki kötülük insanın yüreğindedir.seçimlerinde iradesindedir...kötülüğü nötürle diyor vahiy Sabırla iyiliği alkışla diyor şükürle halifeliğe sahib çıkılmadı Gazze cehennem yani hüzün yeridir...İyilere sahib çık der ilkeler esmalar doğallıklar...

Medyayı okulları eğitimi ıslah edelim...matematikle ama...felsefeyle değil tefsirle yorumla değil bilimle ilimle...ama doğallıkla kaş yaparken göz çıkarmadan ...eğitim hafız yetiştirmekten ibaret değil nükler üretmek de eğitimin görevidir...kıymetli bir nesil yetiştir eğitimle...Cehennemi dünyada yaşayana sabır tavsiye etmek yılgınlık değil hicrettir...hicret et...sabır hicrettir...yılgınlık ezilmişlik sabır değil çürümektir...bozgunculuğu seçmektir...

Hicretti peygamberimizin sabrı...Mekke devleti mümkün değildi Medine devleti kurdu sabır budur İslama hizmeti terk çürümeyi seçmekti...Halifelik BM dir adı ne olursa olsun özü görevi aynı...TDT BM destekçisi olsun...

Kur’an doğallığa secdeyi emreder yani vahiy doğallığa secdeyi emreder...işte ayetler...

32/18: Öyle ya, mü’min olan bir kimse, yoldan çıkmış olan biriyle hiç eşit tutulabilir mi? Elbette bunlar eşit olamaz

﴾Araf/32﴿ De ki: “Allah’ın kulları için yarattığı süsü, temiz ve iyi rızıkları kim haram kıldı?” De ki: “Onlar dünya hayatında müminlere yaraşır; kıyamet gününde ise yalnız onlara mahsus olacaktır.” İşte anlayan bir topluluk için âyetleri böyle açıklıyoruz

Tefsir

Bu ve bundan önceki âyette elbiseye “ziynet” denilmesi, giyinmenin ahlâkî bakımdan olduğu gibi estetik bakımdan da önemli ve gerekli olduğuna işaret eder; ayrıca buradaki ziynet kelimesinden hareketle kaliteli ve değerli elbiseler giyinmenin mubah olduğuna hükmedilmiştir. Taberî (VIII, 163-164), Şevkânî (II, 230) gibi önde gelen müfessirler bu âyeti açıklarken, haram olmayan güzel ve değerli nimetlerden uzak kalmayı zühd ve fazilet sayanların hatalı olduklarını belirtirler. Haram, dinî bir terim olarak, “Açık, kesin ve bağlayıcı bir ifade ve üslûpla yapılması şer‘an yasaklanmış olan tutum ve davranış” anlamına gelir. Bir işin yapılmamasını isteyen bir ifade bulunmakla birlikte, bu talep ve/veya kaynağı kesin değilse buna haram değil mekruh denir. Hakkında yasaklayıcı hiçbir delil bulunmayan fiiller ise mubah ve helâl kabul edilir. Bir fiilin helâl kabul edilmesi için dinî kaynaklarda bu yönde bir açıklama bulunması gerekli değildir; çünkü “Eşyada asıl olan mubah olmasıdır”. Buna göre özel bir delil bulunmadığı halde ölçüsüz dindarlık duygusu, şahsî tercihler, ortalıkta görülen kötülüklerle mücadele arzusu gibi –iyi niyetli de olsa– kişisel hassasiyetlerin etkisiyle dinin izin verdiği alan içinde kalan tutum ve davranışları, yiyecek, içecek, giyecek gibi nesneleri haram, sakıncalı ve günah olarak nitelendirmek bu âyetin hükmüne aykırı ve yanlıştır. Hatta müfessirler, âyetin “De ki: O nimetler dünya hayatında müminlere yaraşır” meâlindeki kısmından hareketle, bunların esas itibariyle müminlere lutuf olmak üzere yaratıldığını ve onlar sayesinde bu nimetlerden herkesin yararlanmalarına imkân verildiğini belirtirler. Âyetin anlatımına göre mânevî kemal ve güzellikler gibi birey ve toplumun refah, sağlık, güvenlik ve esenliğine katkıda bulunacak her türlü maddî imkânlar da öncelikle müminlere yaraşır. Bu imkânlarda geri olan bir toplum, Kur’an bakımından ideal bir toplum değildir. Zühde ve kanaate teşvik eden açıklamalarla bu yöndeki uygulamalar ise, dünya nimetlerini araç olarak görmek yerine amaç kılmayı hedefleyen eğilimleri önlemeye yöneliktir.Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 519-520

Ağaçlara meyvelerini güneşten rüzgârdan korusun diye Allah yaprak vermiş...elbisedir yaprak sıhhati korur...şafi esmasının da gereğidir...

Doğallık:"Her türlü iş, eş, arkadaş, aşk, gündelik hayat ilişkilerinde dürüst olup karşındakinin gözlerinin içine bakıp gerçekleri söyleyebilmektir..."Bozguncuları yalancıları sahtecileri Allah sevmez...Kur’an öğretisi böyledir...

Ne Ebubekir sünni, ne Ali şii, ne Musa yahudi, ne de İsa hıristiyandı...Vahiyle tanıtılan doğallıktır...peygamberin yolu doğallığa secdeydi...

Kendi değerleri, inançları ve yaşam tarzıyla uyumlu olarak hareket etmek ve kendini ifade etmek insanın doğasında olan bir şeydir

Doğa da vahiy kitabıdır ilahi kitaptır..alimin kitabıdır...varlık yazı tahtası...

Felsefe de"A-Z"yedir kıymette laiklik mezhebler birer felsefedir ama eşit değiller...ilim ise eşittir kıymette...su susuzluğu yiyecekler açlığı giderir...işte bu ilimdir...vahiy de ilim öğretti tefsirle bozduk.tefsir her yörede her zamanda farklı olmalıydı mekanla zamanla sınırlıdır felsefe ve tefsir çünkü...buna da Bit’at denildi din beşerileşti...Vehhabilik ARAB dinidir ama Kur’anda ilim var bilim var teknik var doğallık öğretisi var...

İncili eleştirsen HAK öfkelenir laikliği eleştirsen alk öfkelenir sunniliği eleştirsen halk öfkelenir Kur’anı ilmi bilmi eleştirsen HAK öfkelenir...Halkın dini ilim değildir felsefedir Matamatik 2X2=4 esasına imanla oluştu...İlim -bilim vahiy de esma ve ilkelere dayanır deneye dayanmaz imana dayanır kabule dayanır matematik te esmaya mantığa imana matematiğe dayanır vahiy de...vahiy ilimdir...deneye dayanmadığı için tartışılırdır...ama mantığa ve inanca ve ilkelere ayanır dayanağı yok ilim değil deme..."Düşünüyorum o halde varım".düşünene vardır mantığına dayanır kantın felsefesi ise...varlıkta ilim var sınırlı alimler var sınırsız Alim İlahtır...mantığı sebeb-sonuç ilkesi .eser müessir ilkesi mantıüna dayanır vahiy iahi kitaplar da...

Matematik ve kantın felsefesi bir inanca secde edenin nezdinde kıymetlidir İslam da yiyilerle kötüler eşit değil "(32/18"ayetinin mantığına inananlarca kıymetlidir kant felsefesi düşünen varsa varlık var...inancına inananlarca kıymetli...deneye inananlarca kıymetli tarihi ilkeler de...Mantık ve akıl gözdür diyenlerce vahiy ilimdir...illa deney şart diyenlerce ne matematik nede vahiy ilim-bilim değildir...

Mantığa secde eden mezhebe felsefeye sınır koyar...deneye secde eden mantığa da secde etmeli...aklın göz kabul edilmesi şart...deney de aklın göz kabul edilmesidir çünkü...akıl ölçüdür dinde...mezhebler aklı öldürür yaşamak için...tarikatler de...

Secde et akla


Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Secde et akla Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Secde et akla şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Secde et akla şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL