0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
128
Okunma
Bir rüzgâr esti şehirden, sen gidince sanki,
Hüzün sardı sokakları, renkler soldu renkten renge.
Gözlerinde uzaklara bakan bir gölge vardı,
Sanki kalmak ister gibiydin… ama yüreğin yorgundu belki de.
“Gitmeliyim” dedin usulca, kırılgan bir nefesle,
Sözlerin bile titredi umutla keder arasında.
Şehir dar geldi kalbine, günler ağırdı omuzlarına,
Kaçmak değildi niyetin… sadece kaybolmak biraz kendine.
Ardından bakan her duvar, her cadde bir şey söyledi,
Çünkü herkes bilirdi: Sen gidince eksilirdi bu şehir.
Ama bazen gitmek, kalmaktan daha çok acıtır insanı,
Ve bazen susmak, en yüksek çığlıktır aslında.
Sen, yüreğinde bin parçayla uzaklara yürüdün,
Gözyaşların görünmedi belki ama içini rüzgâr üşüttü.
Kimse bilemezdi dönüşünü, rüzgâr mı getirir, yoksa kader mi?
Tek bilinen… geriye kalan her nefeste bir “özleniş” bıraktığın gibi.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.