1
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
140
Okunma
Her ne kadar ara sıra
Ana avrat dümdüz gitsem de
Sabun köpüğüne benzer kızmalarım
Nisan yağmuru gibi gelip geçer.
Sonra umuda dair tomurcuklar
Tekrar yeşerir içimde.
Değme keyfime o zaman
İşte o an akıl atına biner
Fersah, fersah adımlarla koşar
Elimin tersiyle ötelerim zamanı.
Hücrelerim param parça olur
Çekirdeğim Protondan ayrışır
Işık hızını ensesinden yakalarım
Mekânım aidiyetim kalmaz
Ve kendimin hem yolu, hem de yolcusu olurum.
.
Sonrası yıldızdan, yıldıza savururum kendimi
Yalpalayarak gezinen bir toz zerresi misali
Boşluktaki karanlık maddenin kucağına oturup
Kıvıcım, kıvılcım Fotonlar kundaklayıp,
Büyütmeye başlarım kendimce.
Emekleye emekleye Spektruma dönüşür emeğim
Coşkuyla toplarım prizmadan süzülerek düşen
Maviden yeşile, yeşilden sarıya, sarıdan mora
Ve ebem kuşağı na dönüşen hasadı mı.
İşte o zaman kim nedir, necidir
Her şeyin foyasını dökerim ortaya kıt usumla.
Sonra içlerinden gereksiz zararlı,
Ayrık otlarını bir bir yolar ayırırım
Ve yeniden halaya tutuşurum,
Avucumun içinde kalan son umut kırıntılarıma.
Madem aynı derenin suyuyduk biz
Madem aynı ormanın ağacıydınız siz
Madem aynı yıldızın tozuydum ben
Madem aynı ummana kavuşacaktık hepimiz
Milyarlarca yıl önce ölüp hala bize göz kırpan
Hortlak bir yıldızdan nedir farkımız.
An bu andır yarınlar olmasa da olur anı yaşayın hepiniz.
Ali Esmeray (Hoyrat)Geldim
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.