0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
64
Okunma
Olasılık kavramı içindeydim,
Evvel zaman içinde.
İhtimalleri zorladım oldum
Kıvamındayım şu an.
Ama yakın bir gelecekte
Öldüm olacak biliyorum.
Salise salise
Saniye saniye
Dakika dakika
Saat saat
Gün be gün
Ay be ay
Yıl be yıl, tükenirken yaşam sermayem
Benden önce gidenlerin ardı sıra saf tutacağım
Ve bilmiyorum ki acaba?
Hangi mezarcı kazacak kabrimi
Hangi toprağın böceğini besleyecek cesedim
Hangi çiçeğe zuhur edecek özüm
Ve hangi rüzgârlara nasip olacak tozum
Bildiğim bir şey daha varsa
Biraz benden
Biraz sizden
Biraz onlardan katıp çoğalttığım çeşnimle
Birken, bin
Binken, milyon
Milyonken, milyar
Trilyon, katrilyon
Sonsuzluk teorisini doğrularcasına çoğalacağım
Ve şiirlerim
Ve fikirlerim
Ve ayak izlerim
Kendime has duruşum
Ardım sıra gelenlere kalacak biliyorum.
Ben en çok ta!
Bir karahindiba tohumuna özleşip,
Evrenin sonsuz boşluğuna,
Savrulmak isterdim aslında!
Newton, ibn-i Heysem,
Einstein, Hawking, Buruno’ya rastlarım kim bilir.
Önlerinde saygıyla eğilip
Çok iyiydiniz efendim çok iyi idiniz
Başardınız minnettarım der
Ve onları, canı gönülden alkışlardım
Ve gelmişken muhakkak!
O cibilliyetsiz kötüleri
Saklandıkları,
O köhne,
Unutulmuş,
Lanetlenmiş yerlerinde bulur.
Değdi mi lan değdi mi der…
Enselerine okkalı bir şaplak patlatırdım.
Geldim gördüm şahittim
İyi, kötüyle
Acı, tatlıyla
Gece, gündüzle
Artı, eksiyle kardeşmiş anladım
Ama ya alkışlanırsın
Ya da ensene şaplak.
.
Evet!
Olasılıktım oldum
Oldum ve geldim
Geldim ve gördüm
Gördüm ve erdim
Erdim ve öldüm
Öldüm ve Sonsuz bir hakikat’e vardım…
5.0
100% (1)