0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
94
Okunma
Bir anne ağladığında,
bir yerlerde bir çocuk üşür.
Bir annenin gözyaşı,
taşları bile yumuşatır oysa —
ama insanlar,
yine de silah taşır ellerinde.
Bir annenin duası,
yeryüzünün en eski melodisidir.
Gök bile eğilir o duanın önünde,
melekler sessizce dinler.
Ama zalim, duymak istemez,
vicdanı çoktan pas tutmuştur.
Ana elleri…
ekmek kadar sıcak,
toprak kadar sabırlı.
Bir çocuk düşse,
önce ananın yüreği kanar.
O kan, insanlığın alnına sürülür,
yine de barış doğmaz sabahlara.
Yalnızca anneler bilir,
öldürmenin ne kadar utanç verici olduğunu.
Çünkü onlar doğurur,
dünyaya can verir,
ve birileri o canı alır —
sonra adına zafer der.
Bir annenin yüzünde
bin yılın hikâyesi gizlidir.
Savaş, açlık, gurbet, ayrılık…
Ama yine de sabırla,
“Allah büyük” der usulca,
bir elinde dua, bir elinde fotoğraf.
Ey insanlar,
bir annenin sessizliğini duydunuz mu hiç?
O sessizlik,
en büyük çığlıktan daha derindir.
Bir anne sustu mu,
insanlık da ölür biraz.
Ben bilirim,
anneler barıştan yanadır.
Bir yudum huzur, bir nefes sevgi yeter onlara.
Yine de sabah olur,
ellerini semaya kaldırırlar:
“Yeter ki çocuklar ölmesin Ya Rab.”
Ve ben derim ki —
her annenin alnı öpülmeli,
her gözyaşı bir ülkeye yas olmalı,
her dua insanlığa armağan edilmeli.
Çünkü dünya,
annelerin sabrıyla dönüyor.
Ve ben her ağlayan anada
kendi yaramı görürüm:
Ozan Güner Analar ancak
siz yaralarsınız beni…
ama o yara,
insan kalabilenin şerefidir.
Ozan Güner Kaymak
Amsterdam 04.10.2025
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.