2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
256
Okunma

Bir köyde doğduk, toprak gibi saf,
Ayakkabımız yoktu ama yüreğimiz vardı.
Bir ağacın gölgesinde öğrendik susmayı,
Bir annenin bakışında sevgiyi tanıdık.
Zaman aktı, eller büyüdü, yollar uzadı,
Her adımda başka bir yara, başka bir umut saklı.
Çocukken bir kuşun kanadına yükledik hayalleri,
Büyüyünce, o kuşun uçamadığını fark ettik.
Bir gün bir dost gitti, ardından ağladık,
Bir gün bir düş kırıldı, içimize gömdük.
Ama hep yürüdük, çünkü yol varsa, umut vardır,
Ve umut, bazen yalnızca bir tebessümdür karanlıkta.
Kimi aç kaldı ama gururunu yitirmedi,
Kimi düştü ama vicdanını yere düşürmedi.
Bazıları sustu, çünkü söz yetmiyordu,
Bazıları bağırdı, çünkü içi kanıyordu.
Bir kadın tanıdım, ekmeğini böldü,
Bir adam gördüm, sırtında dünyayı taşıyordu.
Bir çocuk sevdim, gözleriyle dua ediyordu,
İşte o an inandım: İnsanlık henüz ölmemişti.
Hayat bazen bir yük, bazen bir armağandır,
Bir sınavdır kalbinle, bir mektuptur Yaradan’dan.
İyilik yap, unut; kötülüğe diren, sus.
Çünkü hakikat, zamanla kendini anlatır.
Ve unutma dostum…
Gül, dikenle büyür, ama açınca güzelliğiyle susar.
İnsan da öyledir: Acıyla yoğrulur,
Ama sonunda sevgiyi öğrenir.
Sen hala yürüyorsan,
Hala bir çocuğun gözyaşını silebiliyorsan,
Hala "Ben buradayım" diyebiliyorsan karanlığa,
İnsan kalmışsındır — bu çağda en büyük mucize bu aslında.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.