7
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
658
Okunma

Bu şiiri 2004 senesinde madenciler gününde, Kavacık Ortaokulunda çalışırken "ÖĞRETMEN DE BİR MADEN İŞÇİSİDİR ASLINDA!" diye düşünerek yazmıştım. Dün, eski dosyalarımın arasında aradım, buldum. Arz ederim.
MADEN İŞÇİSİYİM BEN!
Bir maden işçisiyim, işte ben, basbayağı
Durmadan kazıyorum, kazıyorum toprağı
Koruyucu başlığım, bulunmadı başımda
Var mı ki acep bir baş, göremedim karşımda
Elimdeki kaymayla, kazıyorum bilmeden
Açlık ve susuzluktan, yorgunum da demeden
Tek başıma kalsam da, madeni kazmalıyım
Altın saplı kazmaya, adımı yazmalıyım
Bu maden kazılmalı, kalmasın öyle gizli
Bilinen ne kadarsa, daha fazlası gizli
Cevherlere muhtacım, en mühim ihtiyacım
Maden ocaklarında, ağardı siyah saçım
Ne günlerim geçti âh, kâh mutlu, kâh hüzünlü
Madenci dostlarımın, şimdi hepsi hüzünlü
Ümit kesmedik lakin, hüzün hüzün üstüne
İki damla gözyaşı, akar yüzün üstüne
Türlü engelle dolu, madene giden yolum
Bazen de çığ altında, kalmıştı elim kolum
Dualarla çıkardık, ocaktan madenleri
Hakk’a emanet ettik, durmadan gidenleri
Dostlarımla doludur, sağım, solum yanlarım
Maden işçisiyim ben, madenlerden anlarım
Aklım ermez hepsine, ufacık hesapların
Hesabını bilirim, doldurduğum kapların
Dünya yıkılsa düşmez, kıymeti hiç altının
Üstündür üsttekinden, kıymeti yer altının.
Murat Kahraman Murâdî
04.12.2004/Kavacık
(Fikir Çilesi)
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.