4
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
552
Okunma

KAZIK
Geçmeyin a dostlar kazık deyip de
Kim bilir kaç göze battı bu kazık.
Seksen yıl ıslıkla oynadı ipte
Üç asır çırçıplak yattı bu kazık.
Akşama yağ oldu, sabaha törpü
Dağlarda tavşandı, ovada kirpi.
Uykuda düş yerken tarlanın turpu,
Hıyarın karnında bitti bu kazık.
Yaşadı aklınca ak gölgelerde
Açıldı ufkunda aşk, perde perde...
Türlü dolapların döndüğü yerde
Kaç kazığa kazık attı bu kazık.
Mideden konuştu, cepten yaşadı;
Fikrin göbeğine yazıldı adı.
Her gün bir ahıra gönül bağladı.
Her sabah bir dalda öttü bu kazık.
İplikçe sarıldı zaman iğine;
Kağnılar geceydi gün geçtiğine.
Bakmayın yüzünün güleçliğine,
Sayısız kazıklar yuttu bu kazık.
ABDURRAHİM KARAKOÇ
KAZIK
Bıktık da usandık bu kazıklardan
Batmadık yer bırakmadı bu kazık!
Kazık çıktı hattâ şu azıklardan
Yatmadık yer bırakmadı bu kazık!
Sakınmak ne mümkün her bir cebinde
Her gün soframızda yemek kabında
Gece gündüz burnumuzun dibinde
Bitmedik yer bırakmadı bu kazık!
Göz dikip folluğa, yumurtalığa
Delik deşik edip tam ortalığa
İşi gücü vurur hep zartalığa
Atmadık yer bırakmadı bu kazık!
Altında, incide, takı küpede
Giyimde, kuşamda, aba kepede
Her zaman her yerde yüksek tepede
Ötmedik yer bırakmadı bu kazık!
Sivrilikle böbürlenip kabarıp
Gücü yettiğini alıp götürüp
Önüne geleni silip süpürüp
Yutmadık yer bırakmadı bu kazık!
Murat Kahraman Murâdî
09.12.2023/İst.
(EMMİ)
Not: Bu eser Merhum Üstad Abdurrahim Karakoç’un “KAZIK” adlı eserine nazire olarak tarafımdan yazılmıştır.
Bilvesile merhum Abdurrahim Karakoç Üstadımızı Rabbim rahmetiyle ve cennetiyle taltif eylesin, rûhu şâd, mekânı cennet olsun.
5.0
100% (10)