16
Yorum
35
Beğeni
5,0
Puan
605
Okunma

Nilüfer havuzundan ıslak ıslak çıkınca akşam
İki /üç camkırığı takmış göğsüne
Kımıldar çekilen güneşle mezar tepeleri
Selvi selvi kokar ne koklarsam
Demirci son çekici vururken örsüne
Usluca bırakır sevgilim çıkardığı küpeleri
Bu sıralar, karanlığın ilk basamaklarında
Biraz duralar önce, sonra çıkar çıkar
Kanatları can-çekişen yorgun bir kelebek
Dinlenir beyaz bir çiçeğin suskun yapraklarında
Beklemeye koyulur yıldızları damlarda karartılar
Çağırırım bir damla gözyaşını istemeyerek...
Biten merâsim sonrası ( dönüş ) kadar tutuk
Ezilmiş yürütmeye benzer / dalgınlık yolunda../
Derken saatlerin bir yerinde, çözünmez olur
Eğrelti otlarıyla mezar tepeleri
Son aydınlıkta koklanan manolya gibi dolunca
Ten kokusu yastığıma sinmişcesine gülgünün
Bir baş-dönmesidir alır beni
Duyulması mıdır bu, yıldızlardaki gürültünün
Bilemem... kapanır gözlerim bir başka dünya için
Dilenci olmuş rüyâlara, altında uyku denen örtünün...
Emin Barut
5.0
100% (29)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.