Seğiriyor zaman; İç çeke çeke sızlıyor sanki üstü tozlanmış gurbet saatim. Ölmek istiyor güvercinler, Buram buram gözyaşı kokan mektupları taşıyamamaktan. Yalandan okunuyor şimdi Hikmetsiz Aliler. Hançerlenmiş sınır kapısında tutanamayan adam. Seğiriyor ölüm; Anlam veremiyor puslu zihnim, nasıl susar bu namütenahi düşlerim. Ben miyim beni bir bedende bensiz koyan, yoksa Sende olan sensiz eden miydi seni Yunus. Cihan gömülmüş gaybtan girdaba, Kaybolan mecal olmuş bu suretsiz zamanda.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Zaman da, ölüm de her an ve her yerde seğiriyor hayatımızda. Belki de o son anın her an puslu bir zihne daha da yük olmasının sebebi budur, kim bilir? Ama yine de, çok güzel ifade ettiğiniz gibi susmamalı namütenahi düşlerimiz, susmamalı ki, o ebediyetin hissini fani bir bedenle yokluğa havale edemesin aklımız. Her daim zihnimize uğrayan ve hızla zamanın çöplüğüne attığımız düşüncelerimiz kadar, bedenlerimiz de, çevremizdeki her şey de o eskimişliğin tezgahında dokunup geleceğimizden ödünç alıp zayi ettiğimiz zamanları mazinin muamma bakiyesine devredip hesabı kapatacak muhakkak. İşte, o sırlı bilinmezliğin anahtarını piramitlerin gizemli dehlizlerinde arar gibi aramalı insanlık, aramalı ki, geçişi bulup, hayatını idame ettirebilsin... Cihan gaybdan girdaba gömülmüşse ki eğer, gerçekten de öyledir, o anahtarı aramaktan öte bir kurtuluş var mı, sorgulamalı bence... diye yorumumu tamamlıyorum.
Yüreğinize sağlık, günümün şiiri seçtiğim, aklı düşündüren, fikre çok şey katan şiirinizi tebrik ediyorum. Var olun...
Çok geçmeden dedim kendi kendime, ne yaptın sen böyle diye… Geldi hatırıma bütün ihtarlar hatıralar… Adem ile Havva gibi kalakaldık sonra üryan. İndirildik dünyada birimiz fizana, birimiz hicaza… Bekliyoruz öylece ana babamız gibi ellerimiz semada… Kavuşmak belki nasib olmayacak kıssadaki gibi. Ama en doğrusunu Allah (c.c) bilir tabiki… Ondan da öte pişmanız affı bekliyoruz hala affa layık olmasak da..
Değerli yorumlarınızla değer kattınız efendim sevgiyle kalın.
Çok geçmeden dedim kendi kendime, ne yaptın sen böyle diye… Geldi hatırıma bütün ihtarlar hatıralar… Adem ile Havva gibi kalakaldık sonra üryan. İndirildik dünyada birimiz fizana, birimiz hicaza… Bekliyoruz öylece ana babamız gibi ellerimiz semada… Kavuşmak belki nasib olmayacak kıssadaki gibi. Ama en doğrusunu Allah (c.c) bilir tabiki… Ondan da öte pişmanız affı bekliyoruz hala affa layık olmasak da..
Değerli yorumlarınızla değer kattınız efendim sevgiyle kalın.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.