5
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
714
Okunma

Derde dücar olmuş, hasta sabahlar
Ateşler içinde, yanarken ağlar
Gözleri tavanda, ayları sayar
Hoyrattır hastalık, vurur sırtından
Yollara bakarsın, hasret bırakır
Sevdiklerin başucunda ağlaşır
Gizli göz yaşların, yastık ıslatır
Saplanır kalbe ok, vurur sırtından
Kuşkulu bekleyiş, hüzünlü gece
İçten içe ağrı, gelir kahpece
Yaslanacak omuz, aranır evde
Tarifsiz acılar, vurur sırtından
Gün görmez sararıp, solar hep yüzün
Gönlüne bağdaş, kurar her gün hüzün,
Elin kolun bağlanır, geçmez sözün
Bakmaz feryadına, vurur sırtından
Meçhul bir korkudur, çektiğin eza
Kaderde yazılı, kesilmiş ceza
Adın çıkar dertli, hasta maraza
Paslı bıçağını, vurur sırtından
Çoğalır dertler, gün ay devrilince,
Cürür çiğerlerin, dördüncü evre,
Tanınmaz olur, aynadaki çehre…
Güvendiğin her şey, vurur sırtından
Beklenir Azrail, kapı açıktır
Boğazda düğümlü, dert hıçkırıktır,
Feryat figan boş, kol kanat kırıktır,
Zamanlı zamansız, vurur sırtından
Kul Ahmed-i boştur, çoluk çocuğun,
Ömrün bitmişse, Kesilir soluğun
Dağıtırlar hemen, ceket gocuğun,
Unutur dostların, vurur sırtından
Ahmet Ali Canbaz
[email protected]
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.