4
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
469
Okunma
Daha yeni öldük, yeni Bismillah,
Meleği severim, melek güzelsin.
Münker Nekir geldi, sordu Rabb’imi,
Dedim: "Allah, Allah! Hiç öldünüz mü?"
Dediler: "Biz yalnız soru sorarız,
Ölümü anlatır, biz de yorarız."
Münker Nekir baktı biri birine,
Dedim: "Beni gidin, sorun Ali’ye."
Ali’m bırakır mı? Yandı ışıklar,
Başucuma geldi bütün âşıklar.
"Hele öldüğünü anlat" dediler,
Dudak ısırdılar Münker Nekir’ler.
Uhud’da Hamza’ydım şehit edilen,
Mescit’te Ali’ydim sırtı delinen,
İmam Hasan gibi ben zehirlenen,
Kerbela’da yetim, boynu kesilen...
"Hüseyin" demeye dilim dönmedi,
Celal Abbas idim, su yetişmedi.
Kırdılar kanadım, kolum kesildi,
Ali Asgar gibi boynum ok deldi.
İmam Hüseyin’im avucun açtı,
Ali Asgar’ımın kanları aktı.
Şahit olsun diye göklere saçtı,
Yer gök ağladı, gök kızıllaştı.
Hallâc-ı Mansûr gibi kırbaçladılar,
Hem taşladılar hem gül attılar.
Nesîmî gibi derimi soydular,
Dinledi, yaramı sardı âşıklar.
Âşık isem el sürmedim tenine,
Ağladım, tuz bastım hep yüreğime.
Güneşi gölge ettim gözlerine,
"Kalem gözlerinde ceylanım" diye.
Günahım da çoktur, yemin Allah’a,
Umudum tövbedir, tövbe affola.
Şefaatçi oldu âşıklar bana,
Muhammed aşkına, Ali aşkına...
"Çok yorgunsun, biraz uyu" dediler,
Kalem gözlü ceylanımı verdiler.
Geldi, tebrik etti bizi huriler,
Cennet oldu kabrim, bitti çileler.
Seven gönüllerde Âşık Erdoğan,
Sevdiğine kurban, gözüne kurban.
Canı yansa bile sabretti bu can,
Muradına erdi Şair Erdoğan.
Muradına erdi Âşık Erdoğan
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.