0
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
701
Okunma
Oğlunun yüzüyle aynı yüzü
Aynı kırçıl saçlar, sakallar
Aynı talih.
Ehliyetli ama bisiklet bile süremezdi
Oğlu, hepsinin tamircisi
Çoktan aşmış babasını
Eli anahtar tutar, çift işli.
Yine de onaramaz babası kadar kırık yürekleri
Gece bekçisiydi babası oğlunun,
koca kasabanın içinde fırdolayı
kar ezerdi kışları
Belinde jop, yedi altmış beş;elinde elektrik
Aklında donmadan gidip uyuma endişesi
Oğlu uyuyamaz, genetiktir
Bekçi Durmuş’un duramamış oğlu
Okumuş yazmış ya bir yanı baba yanı
Gece gezer, gece yazar
Kim babalar gününü kutlasa
Sızlar burnunun direği Durmuş oğlunun
Babasının bıraktığı kaş kıvrımı derinleşir
Derinleşir ama babası kadar değil
On sekiz yıl oldu babasını anlayalı
Oğlunun şimdiki derdi, yetişememek.
Çingene çocuğuna sarılan gövdesine
-Kendi oğlundan ileri tutup şekersiz sabiyi-
Cıgaradan o akşamlık vaz geçip
Yekdiger deli Cevdet Ağanın bakkalından
Veresiye şeker alıp vermek.
Oğlunun ona varacak on sekiz yılı daha kalmış demek.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.