2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1066
Okunma
-gitme habibim
seccadesini yaprak eden kör kuşun
yavrularına gagasında iki tohum götürürken kayboluşu düşer göğüme
sen gidersen-
Eylül mü giydin tenine habibim
Nedir bu gözlerindeki şubat ayrılığı
Nedir bu
Uzak şehirlerin eğilmiş akşamlarına ardını veren garip adamın
Neyinin sesini dinlemek için
Selviye inen ayışığının gözyaşları
İbadet olsa neyin sesinde geceyi öpeceğim habibim
Derin yalnızlıklarımın hasta gecelerini
Sahafların tozlu raflarında unutulmuş şiirlerin
Bir dostun tabutuna bakışına gömüp
Kendi gölgemde ölüme ezbere yürüyorum
Ebabil kuşlarını uçur yüreğimden habibim
Gökyüzünün hangi vaktine baksam
Adın vuruyor gözlerime
Bırak habibim uçsun ebabil kuşları
O vakitlere
Vakit ki ayrılıktır habibim
Şiir sesine dokunan şair masumluğunda yeniden gel
Eğilmiş akşamları ney sesinde bırak
Yüzünü ayışığında yıka
Saçlarını semaha ver
Gözlerini kapat ve böylece sana sığınsın kör kuş
Tenindeki kör kuşu ve eylülü tanı: Gitmelerin sessizliği içinde
Gölgesine ve ölüme ezbere büyümüş çocukların öksüz bakışı vardır.
Gittiğin yerden
Söyle habibim
Semanın ağzında açan bu har gülü
Gidişine mi açar