Olgun adam bilgisini saat gibi taşır, çıkarıp herkese göstermez, gerektiğinde kullanır. (t. brown)
ekremsama
ekremsama

PERUK PEŞİNDE

Yorum

PERUK PEŞİNDE

12

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1317

Okunma

PERUK PEŞİNDE

PERUK PEŞİNDE



Başörtü avında, atar tekme yumruk,
Başörtüsü bitti sırada var peruk.
İlim teknik nerde, uğraşır şekille,
Sanki almış gibi şeytandan bir buyruk.

Bunlar cahil değil ki nitelikli kof,
Bunlar makalesi bile olmayan prof.
Hünerleri taklit, bazen de intihal;
Bunlar tam deftersiz kitapsız filozof..

25.10.2007

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Peruk peşinde Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Peruk peşinde şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
PERUK PEŞİNDE şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Rom@ntik
Rom@ntik, @romntik6
24.6.2008 03:55:27
Araştırmaları için Sn. karbulutu’na teşekkür ederim.

Bunun yanı sıra son derece samimi düşüncelerle yorum eklediğine inandığım Metin Kaya beye de ayrıca teşekkür ederim.

Ülkenin gündemini “ başka hiç önemli konu kalmamış gibi ” sürekli işgal eden bu türban konusunu daha evvel açtığım bir forum dolayısı ile araştırmıştım.

Türban… asla ve asla menşei bize ait olmayan bir kullanım materyali… Yıllardır kan’ın maalesef hiç durmadığı FİLİSTİN’DE 1970’li yıllarda Müslüman kadınları tanıyıp, ayırt edebilmek için o zamanki Filistin dini liderleri tarafından bulunup kullandırılan bir materyal… bizde kullanılan ise : Osmanlı döneminden beri nenelerimizin, annelerimizin her zaman kullandığı, bildiğimiz çene altına bağlanan başörtü.

Metin Kaya beye katılırım. Profesör sıfatı ve cübbesi altında görevini ve konumunu kötüye kullananlar elbette vardır. Toplumumuzun maalesef satılmış bir kesimi gibi ab fonlarından faydalanalar, bazı medya mensupları gibi bu fonları kendi amaçları için utanmadan sıkılmadan hayasızca kullananlar vardır… bunların zaten bir kısmını herkes biliyor.

Ama gerçekten ülkesi için her şeyini verebilecek profesörler, akademisyenler ve bürokratlar da mevcuttur. Çok şükür…

Batılılaşma yalakaları demiş sayın Kaya… Evet… çok doğru tespittir…
Hafızamız ülke olarak çok zayıf olduğu için söylenen sözler çabuk unutulmakta…
Daha düne kadar batılılaşmaya ve onların uygulamalarına ateş püskürenler, ağza alınmayacak sözler edenler unutulmasın ki; şu anda onların en büyük savunucuları ve bir kısmı da bizzat orada iş hayatını ve yaşamını sürdürmekte…

Ülke 430 küsur milyar dolar dış ve iç borca girmiş… 2007 yılının ocak ayından bu yana
( on sekiz ayda ) Türkiye genelinde resmi verilere göre 100 000 in üzerinde işyeri ve şirket vergi dairesine kapatma dilekçesi vermiş, bu rakamın neredeyse yarısı da şu an tasfiye halinde… Şirket kurulum ve kapatma tüzüğüne göre borcu olmayan şirketin dahi tasfiyesi en az bir yıl sürmekte… yani, bu dönemde tasfiye dilekçesi vermiş olanlar en erken önümüzdeki yıl resmileşecek kapandığı… Rakam 200 000 i geçecek !

Her şirket en az 2 ortakla kurulur… en az iki kişi çalıştırsa bir şirketten 4 kişi ekmek kazanıyor demektir en basit mantıkla… bu dört kişiyi de en az 3 kişilik aile olarak ele alırsa

200 000 şirket X 4 ekmek kazanan = 800 000 kişi
800 000 kişi X 3 kişilik aile = 2 400 000 kişi… en basit mantık !

Ondan sonra artsın sokaklarda suç unsuru !

Amiyane tabirle “ aç köpek fırın damı yıkar ” diye bir atasözümüz vardır

Ziraat yani tarım bitmiş… hayvancılık bitmiş… yer altı ve üstü zenginliklerimiz bir bir satılıyor… kitlerin neredeyse tamamı ( kâr edenler de dahil ! ) özelleştirme adı altında batılılara teslim edilmiş !

Doğan her çocuk borcu ile doğuyor… % 5 - 6 - 7 emekliye, çalışana zam verilip
% 40 – 50 arası zamlarla verilen farklar geri alınıyor…

Bunları yazan suçlu, söyleyen düşman !
Vatan haini olarak ilan edilecek neredeyse… sadece açıkça söylenmiyor…

Daha yazılabilecek yüzlerce konu var ama ülkem sadece Türban derdinde…

Keşke ülke olarak tek derdimiz gerçekten de türban olsaydı…
Nasıl olsa orta bir yol bulunarak çözüme kavuşurdu

Ülkem tamamen batılıların ve gelişmiş dediğimiz ülkelerin boyunduruğu altında… elimizde yer altı, üstü hiçbir zenginliğimiz kalmamışken ve kalanlar da satış listesindeyken uğraştığımız şeylere bakın…

Sayın Ekrem Sama… kaleminiz müsait… biraz da, yazdığım bu konular için hiciv babında şiir yazsanız ?

Sanırım buraya yazdığım ülke dertlerini siz de görüyor sunuzdur

Saygılarla

Metinkaya
Metinkaya, @metinkaya
24.6.2008 00:56:13
Tebrikler efendim...Anlatılmak istenen sayfalar dolusu kelimeyi 2 kıtaya sığdırmışsınız ve tebrikleri haketmişsiniz...
Fakat; yüreğim acıyor inanın...Bu anlattığınız gerçeklerin ışığında yüreğim acıyor...
Neden acıyor yüreğim?... Çünkü; yüce dinimizde, okumanın, öğrenmenin önü o kadar açık bir şekilde belirtilmiştir ki zaten ilk emir "İKRA" değilmi?... "OKU" lafzı ile inmeye başlayan yüce dinimizi; maalesef kendisini prof. cübbesinin kasvetli duruşunun içine gizlemiş onca adamın, daha dinini öğrenmekten aciz beyinleriyle; sırf batıya yalakalık yaparak edindikleri makamlarının kisvesi altında düşmanca düşüncelerle türban için celallenmeleri yüreğimi acıtıyor..
Ha ; bunu derken, türban eylemlerine katılanların arasında, zıtlaşmaktan zevk alma adına kışkırtıcılığın daniskasını sergilemekten kaçınmayacak kadar ikiyüzlü olanların çokluğunuda belirtmeden geçemeyeceğim ki, bu noktayı iyi ayırdedebilmek bir firaset meselesidir...
Şu da unutulmamalıdır ; yukarıda okumuş olduğum yorumlarda arkadaşlar İslâm dinini; okudukları makalelerde, dini yazılardan alıntılarla aktarmışlar... İslâm dininin mefküresin en yüksek olduğu (Peygamber (s.a.v.)efendimizin zamanından sonraki tarih boyunca) Osmanlı devletinde, bu kadar vahşet, bu kadar dinine düşman bir nesil yetişmemiştir..Zira İslâm; zorlama dini değil bilâkis tebliğ dinidir... İslâm tarihinde hiç bir zaman zorlamalar olmamıştır, içinde şeytan var diye hiç bir insan yakılmamıştır ve insanlar dinleri ve inançları nedeniyle horlanmamıştır... Ne yazık ki; modern dünya devleti olan ülkemizde bunlar vahşiyane şekillerde tezahür edilmektedir... Ancak, bu yaşanılan gelişmelerde dinini yaşamaya çalışan kesiminde hatasının olmadığı söylenemez... Şöyle ki; ben de 5 vakit namazını kılan ve dinini oldukça güzel yaşamaya çalışan bir mü'min olarak bu türban adı altında başlara sarılan ŞEY'in bir siyasi simge, bir cemaat ayrıcalığı adına takılan eşya amacıyla kullanıldığına inanıyorum... Ve sanıyorum ki, içindekileri açıklamaktan imtina eden zevatın bu kadar gaddarca, bu kadar engizisyon mantığıyla TÜRBAN denilen bez parçasına saldırmasının altında yatan gerçek işte bu cemaatçilik olgusudur...Ve bu cemaatçilik bağlamında belli bir zümrenin ne idüğü belirsiz, ne yapmaya çalıştığı yeni yeni ortaya çıkmakta olan düşünce tarzlarının simgesi olarak üniversitelere sokulmaya çalışılmasını ben bir müslüman Türk insanı olarak tehlikeli buluyorum...
İslâm tarihi boyunca bı tür bir baş bağlamanın yapıldığına inanmıyorum...
Tabii ki insanlar istedikleri dini yaşamak hakkına sonuna kadar sahiptirler..Zira herkes inancının karşılığını BÂKİ alemde zerresine kadar alacaktır... Elbetteki bizler (Hâşa, sümme hâşa) Allah (c.c) hazretlerinden daha fazla bilgiye sahip değiliz ve O Yüce Yaradan; çürümüş kemiklerinbile derlenip toparlandığı ve Arasat meydanıan getirildiği zamanda her yaratılmışın hakkını layıkıyla verecektir...DİN; ALLAH'IN dır ve ALLAH kendi dinini hakkıyla koruyup kollamaya elbetteki MUKTEDİR'dir...
Saygılarımla...
karbulutu
karbulutu, @karbulutu
23.6.2008 02:10:58
Türkiye Cumhuriyetinde, her yetişkin dinini seçmekte hür olduğu gibi, belirli bir dinin merasimi de serbesttir. Yani, ibadet hürriyeti vardır. Tabiatiyle ibadetler, güvenlik ve genel adaba aykırı olamaz; siyasi gösteri şeklinde de yapılamaz. Geçmişte çok görülmüş olan bu gibi durumlara artık Türkiye Cumhuriyeti asla katlanamaz.

Bir de, Türkiye Cumhuriyeti dahilinde, tüm tekkeler ve zaviyeler ve türbeler kanunla kapatılmıştır. Tarikatlar kaldırılmıştır. Şeyhlik, dervişlik, çelebilik, halifelik, falcılık, büyücülük, türbedarlık vesaire yasaktır. Çünkü bunlar gericiliğin kaynakları ve cehaletin damgalarıdır. Türk milleti, böyle müesseselere ve onların mensuplarına katlanamazdı ve katlanmadı. 1930

Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sade din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.


((((Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir. 1930))))


Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiç kimse hiçbir kimseyi, ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz. 1930

Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, İlerleme ve canlığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamaz.

Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler. İğrenç kimselerdir. İşte bu duruma karsıyız ve buna müsaade etmiyoruz. 1930

Bunun gibi bağlı bulunmakla inanmış ve mutlu olduğumuz İslam dinini, yüzyıllardan beri alışılmış olduğu üzere, bir politika aracı durumundan kurtarmak ve yükseltmek gerektiği gerçeğini görüyoruz. Kutsal ve tanrısal olan inanç ve vicdanlarımızı karışık ve türlü renkte bulunan ve her türlü çıkarlar ve tutkuların alanı olan siyasetten ve siyasetin bütün öğelerinden bir an önce kesinlikle kurtarmak, milletin dünya ve ahiret mutluluğunun emrettiği bir zorunluluktur. Ancak böylece İslam dininin yüceliği gerçekleşir. 1924

Vatandaşları içinde çeşitli dinlere mensup unsurlar bulunan ve her din mensubu hakkında adil ve tarafsız tutum ve davranışta bulunmaya ve mahkemelerinde vatandaşları ve yabancılar hakkında eşit adalet uygulamakla vazifeli olan bir hükümet, fikir ve vicdan hürriyetlerine uymaya mecburdur. 1927

Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir. Bu gibi oyuncular varsa, kendilerine başka taraflarda sahne arasınlar. 1924


http://zonguldak.meb.gov.tr/ust/ataturk/sayfalar/laiklik.htm



Burcu Şener Boyraz
Burcu Şener Boyraz, @burcusenerboyraz
22.6.2008 20:40:14
Bu zulme kanat acanlar uygulayanlar bence seytanca fikir degilmidir ta kendisidir,ben diyorum tertemiz bas örtüsünden o kirli elleri ceksinler,kirletmesinler,biz bayanlarin namus iffet örtüsüdür o,tabiki seytanlar ne anlarlar namus iffetten,bir müslüman devleti bayragi altinda bunlari yasiyoruz ve ben bundan kendi sahsi adima utanc duyuyorum,biz kizlarimiz bas örtüsünü örtmeye devam ederler,o peruksuklari alsinsinlar o sahsiyetsiz düsünce eksigi beyinlerini örtmek icin kendileri taksin,su meclisteki bir kac kendini bilmez ve laiklik diye tutturan su sözde anayasa mahkemesi savunucusu taksinlar,bu dünyada adalet biziz deselerde allahin adaleti ögle bir inecekki tepelerine laiklik bile kurtaramayacak,allahin tokati bir degildir,o vurdumu tam vurur,yalnizca tek istegim tertemiz bas örtümüze pis ellerini sürmesinler dokunmasinlar kirletmesinler uzak dursunlar,koskaca avrupada isteyen istedigi gibi okulada gidiyor resmi daireyede hem bas örtüsüyle,ben alkisliyorum buradan adil insan haklarina saygi gösterdikleri icin,o laikciler sakin buralara gelmesinler buralarida bulandirirlar,kirletirler,hic bir sekilde yildiramayacaklar,ögle bir an gelecek önlerine bile bakamayacak bu zihniyet,tebrik ederim hocam bögle bir konuyu gündeme getirdigin icin,yanindayiz sonuna kadar,sevgi ve saygilarimla..
________________________________________________________________________
Hanım hanım kendinize geliniz!!!
Burada üslubu yerinde konuşmak gerekir.
Şu mecliste derken kendiniz ne konuştuğunuzu biliyor musunuz !
Laikliğe dil uzatmayınız, cumhuriyete dil uzatmayınız!
Evet ALAH'ın (c.c) sopası yok, kimi nerde nasıl bulacağını O çok iyi bilir.
Sizi şiddetle kınıyorum.
Burada eleştirilerimizi yapamayacak isek ( ki yazan eleştiriye açık olduğunu belirtmiştir) ne işimiz var.
Her eleştirinin bir üslubu vardır.
Laikliği savunanlara şeytan bırakın kendini bilmez dediğiniz insanlar kendilerini o kadar çok biliyorlar ki üsluplu bir şekilde konuşuyorlar, bunca hakaretinize rağmen sizinle aynı seviyeye düşmüyorlar/düşmüyoruz.
Kaldı ki Avrupa demişsiniz evet Avrupa'nın kendi çapında bu konuda bir rahatsızlığı bulunmamaktadır çünkü rejim yerleşmiştir ve onu kimse kötü emellerine alet edemez.
Hepimiz müslümanız bizler de isteriz BAŞÖRTÜSÜ'yle(türban değil) gençlerimizin arkadaşlarımızın okuyabilmelerini , çalışabilmelerini ancak bu bugün öyle bir hal almıştır ki sadece belli amaçlar doğrultusunda kullanılmaktadır. Bunu kullananlara soruyormusunuz ki amacınız ne diye?

O zaman şöyle açıklayayım bugün burada türbanı takmak için kendini parçalayan bazı insanlar yurt dışında (AZERBAYCAN) o türbanı takanları aralarına almıyorlar, ben bir yıl kaldım ve buna şahit oldum. Neden diye sorduğumda Türkiyede takmak için uğraşıyorsunuz burda neden böyle yapıyorsunuz havaalanına iner inmez başınızı kapatıyorsunuz ama burada açıyorsunuz dediğimde cevapları Azerbaycanın yeni bağımsız olduğunu ve İran dolayısıyla başörtüsünden çekindiklerini onlara dinimizi öğretmek gerektiğini ve yakınlaşmanın da bu şekilde olabileceğini söylüyorlar.
VİJDAN!!!!
Sadece vijdan diyorum başka da bu konuyla ilgili lütfen cevap vermek zorunda bıraKılmayalım.
ekremsama
ekremsama, @ekremsama
22.6.2008 19:48:58
Herkesin elbet bir görüşü olacak efendim.
Birirleri her gün tekrarlanan (ÖSS sınavında yatalak çocuğunu sırtında getiren anneye başörtüsü dolayısıyla yapılan hakaretler daha çok taze örnek...) zulümleri münferit kabul edemeyiz.
Sistemli bir sindirme olayı var.
Karakollarda veya hapislerde bile yapılsa, kime yapılırsa yapılsın her hakaret lanetlenmelidir.
Bir yorumcu namus iffet kavramını kendine göre açıklamıştır, başka yorumcu da bunun tersini söylemiş olabilir. Hoşgörü burada gerekli. Ama sadece burada değil, birbirim,izi hakaretle susturmaya kalkmayacağımız her platformda gerekli.
Lütfen feveran yok. Olanlar her gün tekrarlanıyor. Münferit değildir.
Selam ve saygılar...

ekremsama tarafından 6/22/2008 7:50:20 PM zamanında düzenlenmiştir.
Rom@ntik
Rom@ntik, @romntik6
22.6.2008 19:21:11
İşte... Sn. Ekrem Sama
berrin stammer adlı ( avatar resminde saçı açık olan ! ) üyenin yazdıklarını dikkatlice okuyunuz.
Dün burada konuyu uzatmamak için asıl yazmak istediklerimi yani asıl tehlikeyi yazmamıştım. Onu da bu üye dile getirmiş hakaretamiz sözlerle...
Ne diyor : " biz bayanlarin namus iffet örtüsüdür o,tabiki seytanlar ne anlarlar namus iffetten "
Öncelikle bu hakaret ve saldırı oldukça ağırdır... Sitenin yayın politikası ile bağdaşmadığı kanaatindeyim !...
Türban adı altında Türkiyeyi bekleyen esas tehlike bu dur !...
Yani; bu sözün açılımı şu dur : Türban takmayan namussuz ve iffetsizdir !...
Başka bir açıklaması varsa siz açıklayın... Türbana sığınan büyük bir kesimin açık olarak dile getiremediğini bu üye yazmıştır...
Hiç kimseye bu hak verilemez... ki bu yüce kitabımız Kuran ı Kerimde de buyrulmuştur !
Bir kişi, diğerinin namussuz olduğuna hükmedebilmesi için bu suçun işlediğini en az 4 şahitle ispat etmelidir...
Müfteri olmanın yüce kitabımızda günaha girdiği açıkça buyrulmuştur... Hem haksızlık hem de kul hakkıdır !...
Sn. Ekrem Sama... işte açıkça dillerden dökülmeyen en büyük tehlike bu dur !
Bahsettiğiniz olay münferit olaylardır ve sadece dindar dinsiz ayrımı olmadan tüm vatandaşların başına gelebilir...
Sizce " türbanın konu ile ilgisi olmadan ", sadece ifadesinin alınması için emniyete götürülmüş bir vatandaşın sorgulama sırasında görevlilerce başından tutulup sert darbelerle duvara üst üste vurulmasından dolayı kalıcı beyin travması geçiren ve bunu hayatı boyunca çekmek zorunda kalan bir vatandaş da zulüm görmüş müdür ?
Ya da da hiç bir suçta adı geçmediği halde yıllarca hapishanede yatan vatandaşımız da zulüm görmüş müdür ?
Münferit olaylara girersek o kadar çok örnek çıkar ki bu sitenin server'ı yetmez

Son olarak, sizi sonuna kadar destekleyen kişiler hakaret ve iftira içermeyen yazılarla katılırlarsa siteye yakışır şekilde düzeyli bir yorumlama olur...
Size yazdığım yazıda rencide edecek ya da seviyesiz bir tarzda yazmadım takdir ederseniz

yrıca lütfen şu çarpık zihniyetten vatandaşlar artık kurtulsun
YÜCE İSLAM DİN'İ... Kimsenin tekelinde değildir !...


Rom@ntik tarafından 6/22/2008 7:30:08 PM zamanında düzenlenmiştir.
Etkili Yorum
berrin gezici
berrin gezici, @berringezici
22.6.2008 17:21:06
Başörtü avında, atar tekme yumruk,
Başörtüsü bitti sırada var peruk.
İlim teknik nerde, uğraşır şekille,
Sanki almış gibi şeytandan bir buyruk.

Bunlar cahil değil ki nitelikli kof,
Bunlar makalesi bile olmayan prof.
Hünerleri taklit, bazen de intihal;
Bunlar tam deftersiz kitapsız filozof..

Bu zulme kanat acanlar uygulayanlar bence seytanca fikir degilmidir ta kendisidir,ben diyorum tertemiz bas örtüsünden o kirli elleri ceksinler,kirletmesinler,biz bayanlarin namus iffet örtüsüdür o,tabiki seytanlar ne anlarlar namus iffetten,bir müslüman devleti bayragi altinda bunlari yasiyoruz ve ben bundan kendi sahsi adima utanc duyuyorum,biz kizlarimiz bas örtüsünü örtmeye devam ederler,o peruksuklari alsinsinlar o sahsiyetsiz düsünce eksigi beyinlerini örtmek icin kendileri taksin,su meclisteki bir kac kendini bilmez ve laiklik diye tutturan su sözde anayasa mahkemesi savunucusu taksinlar,bu dünyada adalet biziz deselerde allahin adaleti ögle bir inecekki tepelerine laiklik bile kurtaramayacak,allahin tokati bir degildir,o vurdumu tam vurur,yalnizca tek istegim tertemiz bas örtümüze pis ellerini sürmesinler dokunmasinlar kirletmesinler uzak dursunlar,koskaca avrupada isteyen istedigi gibi okulada gidiyor resmi daireyede hem bas örtüsüyle,ben alkisliyorum buradan adil insan haklarina saygi gösterdikleri icin,o laikciler sakin buralara gelmesinler buralarida bulandirirlar,kirletirler,hic bir sekilde yildiramayacaklar,ögle bir an gelecek önlerine bile bakamayacak bu zihniyet,tebrik ederim hocam bögle bir konuyu gündeme getirdigin icin,yanindayiz sonuna kadar,sevgi ve saygilarimla..

berrin stammer tarafından 6/22/2008 5:25:24 PM zamanında düzenlenmiştir.
ekremsama
ekremsama, @ekremsama
22.6.2008 16:33:50
Eleştiriye elbette açığım. İsteyen fikrini yazabilir, yazmalıdır.
Ama şu iki cümleyi de lütfen göz önüne alın:
1-Eleştiri yapa n arkadaşların kendisi, kızkardeşi veya kızı, fakülte son sınıfa kadar başarıyla okuyup, kıyafetine karışılmazken, günün birinde hadi yallah diye dışarı atılmış mıdır?
2-Bu arkadaşların kendisi, kızkardeşi veya kızı başını mecburen açarak girdiği bir imtihanda ,o deftersiz kitapsız bir prof.un "Sen haaa! Bu defa perukla haaa! diyerek peruğu çıkaracağını sanarak saçından şiddetle çektiğinden dolayı bir tutamını yolmuş mudur hiç? Böylesine başka hangi sıfatı yakıştıracağız.
3-Sahi siz hiç zulüm gördünüz mü?
Burcu Şener Boyraz
Burcu Şener Boyraz, @burcusenerboyraz
22.6.2008 03:19:47
Başörtü avında, atar tekme yumruk,
Başörtüsü bitti sırada var peruk.
İlim teknik nerde, uğraşır şekille,
Sanki almış gibi şeytandan bir buyruk.

Bunlar cahil değil ki nitelikli kof,
Bunlar makalesi bile olmayan prof.
Hünerleri taklit, bazen de intihal;
Bunlar tam deftersiz kitapsız filozof..
__________________________________________
Başörtüsü analarımızın nenelerimizin başına taktıkları yüce bir şeydir ama sizin resimde koymuş olduğunuz türbandır ve artık bu simgeyi temsil etmektedir.
Bırakın da türbanı siyasete döktüğünüz gibi başörtüsünü de siyasete dökmeyiniz lütfen.
Makalesi olmayan bir prof gösterirseniz sevinirim belki doğru bildiğim yanlış bir şeyler vardır.
Ayrıca ; bunlar diyerek nitelendirdiğiniz insanların dinine kitabına laf ederken hiç elinizi vijdanınıza götürdünüz mü?
Benim bildiğim din kul ile YARADAN arasındadır ve 3. bir şahsın deyişi araya giremez.
Bu anlamda şiirinizin içeriğini ve kullanmış olduğunuz kelimeleri okumamayı tercih ederdim doğrusu.
Edebiyatı bu şekilde araç olarak kullanmak edebiyat adına üzücü bir gerilemedir.
Benim bildiğim şiir duygu aracıdır taşlamanın bile bir üslubu vardır diye düşünüyorum.
Takdir yazanındır elbet ancak eleştiriye açık olduğunuzu düşünerek görüşlerimi dile getirmek istedim.
mehmetfaruk
mehmetfaruk, @mehmetfaruk
22.6.2008 03:04:39
Tebrik eder selamlarımı sunarım.
Rom@ntik
Rom@ntik, @romntik6
22.6.2008 02:45:23
Sn. Ekrem Sama
İnsanların inancı başörtü ile sınanamayacak kadar kutsaldır ! ( kaldı ki fon resmi türban, başörtü değil )

Ailemde prof yok ama san'ı sıfatı ne olursa olsun, kimsenin defterinde ne yazdığını ALLAH'TAN başka kimse bilemez ve daha da önemlisi : İnanç soyut bir kavram olduğu için doğal olarak ölçme aleti yoktur.

İçinde yaşattığın inanca saygın varsa ve karşındakinin inancına da saygılı bir şekilde yaşıyorsan zaten vicdanın rahattır.
Ne türban takmakla müslüman olunur ne de takmamakla ateist !
Dışa bakarak içerdeki inanç hakkında söz sahibi olunmaması gerektiğini düşünmekteyim.

Bizi yaratan ALLAH c.c. nasıl bizler için gayb ise, inancımız da başkaları için gayb'dır...
İslam, hoşgörünün en fazla yer aldığı bir din'dir.
Onun için " deftersiz terimi ", şiir gibi bir kavramda şık durmuyor.



Rom@ntik tarafından 6/22/2008 3:16:40 AM zamanında düzenlenmiştir.
FIRTINADAN ARTA KALAN
FIRTINADAN ARTA KALAN, @firtinadanartakalan
22.6.2008 00:44:05
MALESEF ÖYLE HOCAM..!
TEBRİKLERİMLE
YÜREĞİNE SAĞLIK
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL