0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
982
Okunma
Gün yirmi üç
Ay eylül
Yıl iki bin on altı
toz toprak içinde
üniformam.
sözlerim,
kaderin nezdinde harlı
biraz mutluluktu
Tanrıdan duam.
harabe şehirde
başladı
gönül davam
Altı kişilik
çok odalı
bir ranzada yatarken
tek gözlü fotoğrafına
takıldı aklım
Öylece buldum seni
gönül davam.
günler ve aylar
bir birini kovaladı
Ben sana mecnun
sen bana leyla
Unutulmaya yüz tutmuş
yaram kanadıkça kanadı.
Mevsimler sonbaharında
Derdi diyar dolaşırken
Buldum seni
diyar-ı memlekette,
Ellerin titrek
gözlerin ürkek sarılmıştık
kaybını bulan beşer gibi
O an dikilmişti
gönül hanemin evine direk.
ilk bahardı
köyümün topraklarına
ayak bastığında
Annemin çatlak ellerine
değerken dudakların
Babamın halini
sorarken dillerin
Gönül hanemde
aktıkça aktı ırmaklar
İlk ve son seslenişimdi
tabiata
açsın artık kırlarda papatyalar...
Gün yedi
ay ekim
yıl iki bin on yedi
Seni buluşumun
devriyesi senesi
şükrümden
nasibimi aldığım gün
Sabrımın sabrına
sabır kattığı yedisi
Hoş geldin
aklımın
kalbimin
ruhumun efendisi...
5.0
100% (2)