7
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
1838
Okunma

Şakık-ı Belhi İbrahim Bin Edhem’e sorar:
Ey İbrahim nasıl yaşıyorsunuz?
Bulunca şükreder, bulamayınca sabrederiz der beriki
Devrinin mutasavvıf iki insanından Şakık; Belh’in köpekleri de öyle yaşar deyince, Allah için dostluğun ruhi yapısı içerisinde Bin Edhem gocunmaksızın peki siz nasıl yaşıyorsunuz ey Şakık diye sorunca; diğeri, bulursak şükredip ikram eder, bulamadığımızda yine şükredip sabrederiz diyecektir
Dünya hayatı bir göz açıp kapamak süresi kuşkusuz, ne kadar farkındayız o ayrı fasıl da, bazen sorarım kendime; şu an ölsen olumsuzluk mudur? Ölümsüzlük bu dünyaya ait olmadığına göre şu an ölmekle elli, yüz yıl sonra ölmek arasında zaman bazında ne fark var ki? Yüz yaşıma kadar sağlıklı, zengin, yiyen içen, dünya gezen bir hayat yaşasam o an geldiğinde bu bir hiç mertebesinde değil mi? Sıfıra sıfır elde var sıfır
Beni duyanda tatbikat harikası sanır, oysa zaman zaman düşünürüm yalnızca
Allah ıslah etsin, ne diyelim?
Ramazan ayınız mübarek olsun; hanelerinizden sağlık, huzur, bereket eksilmesin dilerim...
dört duvar arasında mıyım ne?
ört desem gece misali tüm olumsuzlukları
örtmez, parıldar sanki ay ışığında
dökülür, dillenir hece hece
arınmaya muhtaç
billur bir gönle dönüşmeye
sanma ki bir zindandır bu
kalabalıkta da yalnızdır insan kimi
zinhar, değil öylesi
duyulur tefekkürün sesi, nefesi
kalabalık tortu biriktirmez mi acaba?
dip balığı ne ki bunun yanında
alabalık misali yaşa ey dost!
tertemiz, berrak
buz gibi tatlı sularda
dipdiri
benliğin derinliklerine nüfuz ederek yaşamın
evet, yaşamın çilesini belki çekerek
dip, köşe, kuytulardan
belli ki, el etek çekerek...
L.T.
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.