4
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
1002
Okunma
gitmek ile kalmak arasındaki fark görülmez
gitmekte zor keder,kalmakta
o ince çizginin ayırımına varılır mı
bir farkla bilinmez
adım adım
dolanır ömür basamaklarına
yudum yudum
tüketilir ab’ı hayat
hayır mı şer mi ola
düşülür düşülmez yollara
günü geceyi dolar birbirine
bir gariplik günde
ölümü son nefese dokuyan
toprak kokan tende
denizden gökyüzünden uzak
heyecandan güzelden
kilometrelerce ırak
dersin ki koysam başımı
yastık diye toprağa
çeksem gökyüzünü yorgan misali üstüme
suskunlukların ebediyetinde durulup
zamanın süngüsünü çekip
o dehlizde savrulmaya
bir gariplik gecede
Vazgeçtiğim bir demde
gecenin
yıldızından,ayından
aydınlıklara küstüğüm
günün
aydınlığından,güneşinden
savrulduğum rüzgarında
kışının
karından boranından
kanatlarımdan vurulduğum
mavisiz
gökyüzünün buludundan yağmurundan
solup solutuğum
neşesiz
baharının çiçeğinden böceğinden
kıyılara çarpıp durduğum
limansız
denizinin dalgasından martısından
tüm yolların çıkmazında öldüğüm
kimliksiz
şehrinin yolundan sokaklarından
tek bir ışık hüzmesi tutuşturamayıp
vazgeçtiğim gözlerinin karasından
bir gariplik bende
kurulu düzenleri
ihlal edip
ihtilal alanlarına
naralarla
hükmü ertelenmiş yürekte
müebbeti giydirir gibi
zaferle
bir yangının küllerini soğutup
tütmez bacalardan savrulur gibi
ne yangını ne külü kalır
bir gariplik
bulandı sularım zehir zemberek
elleşmeyin sakın ha
bir kor sancının girdabıdır
çakıl taşları,kumlarla değil
çelik betonla setler çekilmiş
iflah olmaz artık bu sular
elleşmeyin ha akmaz denize
bir gariplik tende...z.z.i.
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.