1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1796
Okunma

yıldızlar tararım saçlarında
dökülürler birer birer eteklerine
duman sarar karanlığı ağır kokulu bacalardan
mermileşen yeşil gözlü ledler deler geçer
çelik teller çevreler düşünceleri
ay ışığını gölgeleyen bulutlara martı çığlıkları tüner
ıslağa doymuş çarşaflar dolanır bacaklarına
kurak hayaller kurarsın karanlığın yokluk sınırında
sancılanır
yanar göğüs kafesin
bir bıçak ilerler kürek kemiğinin altından
derine
daha derine
ulaşılmazlarda
karadelikler ararım saçlarında
yıldızlarımı emen karadelikler
bir başıma karanlıkta
bir başıma yanaklarını okşarım
uzaklarda bir sevilen var mı şimdi
var mı- ağlar mı- yanar mı şimdi
olsaydı
sevilmek olsaydı
özlenmek olsaydı
olsaydı
serin buseler konardı dudaklara
kobranın çatal dili gezinirdi ağız boşluklarında
öküzler çiğner- düvenin çakmaktaşları yırtardı
karadeliklerden kurtulan bir yıldız düşer de tınazın tepesine
harman yerine dönerdi sevda
aleve dönerdi harman yeri
anlıktır ateş
anlıktır acı
sevda….hamlık mı- pişmanlık mı… sevda.
erir hesapların- erir kaprislerin potasında
heba olur gider- alemin ortasında
ne kalır - ne kalır geri
neler neler kalır geri
Sicilya, Şubat 2008