33
Yorum
53
Beğeni
0,0
Puan
14461
Okunma

Kuş gibi hafifledim Gül derdi sana gülmek çok yakışıyor gamzelerin olmasa da dünyadaki aşk defterim çoktan kapandı benim oyalanıyorum işte şiirlerle bir gün gerçek aşka dönecek yüzüm dünyada kaç tane gerçek aşk vardır ki
Ben onu tanıdığım zaman
Masalsı bir gündü
İlk görüşte aşık olmuştum
Yaşım çok küçük olmasına rağmen
Dilim tutulmuş ayaklarım yerden kesilmişti
Başımda kelebekler uçuşuyordu
Elimde portakal çekirdekleri vardı
Birden avuçlarımı açtı
“Hadi gel ekelim birlikte
Bizim de dikili bir ağacımız olsun
Deyince”
Çok mutlu olmuştum
Gün geçtikçe bağlanıyor
Onsuz bir yaşam düşünemiyordum
Dünyada
Odan başkası yoktu benim için
Bir gün
Bir kalemle bir defter çıkardı cebinden
Bir hafta sende kalsın
Bir hafta da bende kalsın dedi
Kadifemsi yumuşacık sesiyle
İlk sayfasına; “kalbimin aşkı sensin” diye yazdı
Ben de
“Kalbimdeki pınar sensin” dedim
Yüzüm kızarmıştı
Birazcık ta utanmıştım
Her gün bir cümle yazıyorduk sıra sıra
“İlk seni gördü bu gözler
Senden başkasına bakar mı?” dedi
Ben de
“İlk ve son olacaksın gönül köşkümde” dedim
Ellerimizi birbirine vurarak
Kalbimiz coşuyordu sevinçten
Hafta da bir görüşüyorduk
En fazla iki saat
Görüşemediğimiz zamanlarda
Mektuplar yazıyorduk birbirimize
Adımı hiç söylemezdi nedense
“Kalbimin aşkı” diye seslenirdi
Böylesine bir aşk
Destanlarda bile görülmedi
Kaderimizde kavuşmak yoktu
Benim de şansım işte
Aşkların en güzelini bulmuştum da
Ömür boyu
“onsuzluğa” mahkum olmuştu
Kaderin cilvesi işte
Piyango bu seferde bana vurmuştu
Ben
Seçilmiş bir kişi olarak görüyorum kendimi
Acının sofrasında örselenirken ruhum
Sıra hiç gelmeyecek tatlılara
O gün doğum günümdü
Aldığı yüzükleri takacaktık parmaklarımıza
Mutluluğa ilk adımı atacaktık
Günlerden cumartesiydi
Saat bir de buluşmak için anlaştık
Sadece üçe kadar vaktim vardı
Biraz sonra başıma geleceklerden haberim bile yok
Saatlerce bekledim bekledim
Gelen giden yoktu
Kalbim sızlamaya başladı gözlerimden
Ağustos sıcağında
Seller gibi yaşlar boşalıyordu
Eve gitmek zorundaydım ama
Ayaklarım geri geri gidiyordu
Kulaklarımda bir uğuldama
Boğazıma bir yumru saplandı
Günlerce bekledim ses seda yoktu
Yataklara düştüm kahrımdan
Bir hafta sonra
Ağabeyini elindeki paketle görünce şaşırdım
Gözleri kan çanağı gibiydi
Önce bana sakinleştirici bir hap verdi
Bir türlü ne olduğunu söylemiyordu
İyice sakinleşmemi bekledi ...
Paketi bana doğru uzattı bunlar senin
“Kalbinin aşkı yolladı” dedi
““Son dakikalarında
Adını sayıklaya sayıklaya ruhunu teslim etti
Cebinden de bunlar çıktı
Sana ulaşmamız biraz zor oldu dedi
Sensiz defin etmek zorunda kaldık”” ...
Bir anda kan beynime hücum etti
Düşüp bayılmışım
Kendime geldiğimde hastanedeydim
Yıllarca kimseyle konuşmadım
Her gün bir mektup yazdım
Gönderemeyeceğim pulsuz mektuplar
Kimi gün üzgün kederli
Kimi gün kara sevdalı
Nikah defterine imza atamamıştık
Ama
Gönül defterini çoktan imzalamıştık
Ömrümün pınarı kurudu
O gün bu gün
Onun hatırasıyla yaşıyorum
Yüzükler mi?
Hâla duruyor
Ara sıra kendimle baş başa kaldığımda takıyorum
Kimi gönülden sevsem sonu kara toprak
Ben mi lanetliyim bilmiyorum
Yüreğimde susturamadığım bir ses var
Bir de yılları özlemleri
Sabretmek
Boynumuza takılmış en büyük halka
Geride kalmak öyle zor ki
Ölüm yaşa başa bakmıyor
Sırası gelen gidiyor
Onların bayramı aslında yaşamaya yeni başlıyor
Geride kalanlar yaşamıyor
"Alışmak sevmekten daha zor "
Aslı Gül
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.