1
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
926
Okunma
Solgun bir kül rengine boyamış saçlarını,
Kıçı kırık karının ayağı bir çukurda.
Dibinde karalık var, uçları hepten sarı,
Şeytan’a taş çıkaran gözleri hep çıtırda.
Varlık saltanâtında vardır türlü hevesi,
Sigaraya müptelâ, erkek gibi tok sesi.
Bolluğun sofrasından solusada nefesi,
Hem kahpe hem uçarı, Nişantaş’ı kaşarı.
Şaşâlı bir saltanat, hayatı sanki rüyâ,
Kaf dağını yaratmış gibi kibirli güyâ.
Bilmez fitre zekatı, dünyası başka dünya,
Hem fettan hem uçarı, Nişantaş’ı kaşarı.
Nice yolcu gördüler, giden gitti o hancı,
Fikrine eş olmayan herkes ona yabancı.
Gurur, kibir; şerefi naçâr olmuş yalancı,
Hem kaltak hem uçarı, Nişantaş’ı kaşarı.
Gezer türlü âlemi, kırar fındığı hâr’da,
Aklında kırk Tilki var, durmaz hiç bir kararda.
Din ile, İman ile, yaşamaz bu diyarda,
Hem sürtük hem uçarı, Nişantaş’ı kaşarı.
Mâğfiret, şükür bilmez, hayra yormaz bahtını,
Şeytan vermiş emânet, sahte altın tahtını,
Fırsat kolluyor kaltak, almak için ahtını,
Hem şıllık hem uçarı, Nişantaş’ı kaşarı.
Cahildir, yer içer, bir eşeklik sofrasında,
Kibir kokar her cümle, şeytansı tafrasında.
Merkezde olup yaşar, dünyanın ortasında,
Hem aptal hem uçarı, Nişantaş’ı kaşarı.
..........
K.Kurultay
NOT: Bu şiir ( Adın Sevda Olsun ) adlı kitaptandır.
Bütün şiirler noter tasdikli olup, baskı haline getirilmiştir.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.