raylarýndan hüzün fýþkýran
yorgun bir trenle geliyordun
yitik kentin dar sokaðýna
yýrtýk kýyafetli çocuklar vardý
bir de berduþ dilenci köþe baþýnda
dalgýn bakýþlarla yolunu g/özleyen
yalnýzlýk keþfedilmemiþti henüz
“buldum” diye mýrýldandým sonra
bulutlar terk etti suyüzünü
yapraklar döküldü saçlarýndan
güneþ ellerine küstü
yýldýzlar söndürdü yüreðim
seni beklerken
seni beklerken
adaletsizliðin resmini çizdim
yalýnayaklý çocuðun gözlerinden duydum
esaretin yetim çýðlýðýný
kalp atýþý sessizliðinde çýktý feryadým
duymadýn,
durdu c/aným
seni beklerken
yalnýzlýðý keþfettim
artýk yitik bir kentin
dar sokaðýnda dilenen
adý konmamýþ bir mucittim
seni beklerken
dar gelirli düþler kurdum
asgari mutluluk kondu gamzelerime
saflýðýyla yetindiðim
seni beklerken
harabemde pusu kurdu anýlarým
heybeme sýðdýrdým kefenimi
þimdi
s/aklandýðým yerden vur beni
mekaným gözlerin olsun.
Seda YÜKLER