Mutluluk aðacýmda
sevinç çiçeðimdin bir zamanlar
bir zamanlar bütün dudaklarda þiir
bütün yüreklerde sevgi gülüydün
’umut nedir? ’ diye sorma bana
umudum sende saklý
bak çiçek çiçek daðlar yine
sevda yudum yudum
umut bahar bahar
bilki, daðlarý bekleyen çoban benim
yaþlý kavalýnda inleyen ses
mezar baþlarýnda aðlayan baba
Munzur yamacýnda yorgun derviþ
her gece özlemlerle yýkanan...
su üstünde yüzen güz yapraðý benim
’umut nedir? ’ diye sorma bana
umudum sende saklý
milyon kere çoðaltýp hüzünleri
sorma, ellerim niye yanar
sorma, gözlerim niye arar
tek mümkünüsün ömrümün
üþüyorum,
yalvarýrým umudumu geri ver bana
Yaralý, suskun bir kekliðim þimdi ben
hüznün rüzgarla öpüþtüðü yerde
hep uzaklarý arar gözlerim
uçurumlar büyütür durmadan
ürkütülmüþ,üzgün bir þiirim
kimsesiz bir kýþ ortasýnda
ince bir sýzýda üþüyor kalbim
gel ey uçurum çiçeðim
ay beyazým
gülbeyazým
gel ey yoluna güller döktüðüm
ay koksun mutluluk yine daðlarda
her sabah bir umut sarýlsýn hülyalarýma
sorma bana ’umut nedir? ’ diye
umudum sensin
bulutum sen
yaðmurum sen
ey güz bahçemin sevinci
gönlümün güvercini
gözlerime yaðmur diye düþürdüðüm
acýlarýma tipi, saçlarýma kar yaðmadan gel
gel, konuþ benimle
kýrýlmadan dudaðýmdaki son menenekþe
ýslanmadan penceremde gecenin yanaklarý
bu yürek sensiz yaralý
bu can sensiz ölü
bu ses sensiz bir ah!
gel
kýrýlmadan dal
solmadan yaprak
gönül haneme konuk ol
sorma ’umut nedir? ’ diye
umutlarým sende saklý
gel/
Gün/ eþ/ im
Ol....
eþim Ol....
duy!...
bulutlara deðen sesimi.
kurusun gözlerimin pýnarý...